| Subcribe via RSS

İnternet ve Bilgisayar Parçaları Bilgi Bankası Part 2 ( Alıntıdır )

August 6th, 2007 | 1 Comment | Posted in Bilgisayar Donanımı

Silinen Dosyaları Kurtarma
Silinmiş veya taşınmış olması, hatta bulunamaması hiç fark etmez. Araması gereken yeri bilenler, dosyalarını rahatlıkla bulabilirler.

1 Dosya silme işlemini geri almak
Windows 98/SE/ME

Windows Gezgini’nde çalışıyorsunuz ve yanlışlıkla bir dosyayı sildiniz. Bu kaza hızlı bir şekilde geri alınabilir. Biraz önce silinen dosyayı kurtarmak için Düzen menüsündeki Geri Al Sil komutunu çalıştırın. Söz konusu geri alma fonksiyonunun sadece en son yapılan işlem için geçerli olması nedeniyle bu komutu dosya silindikten hemen sonra, başka hiçbir işlem yapmadan çalıştırmalısınız.

2 Geri Dönüşüm Kutusu’ndan dosya çıkarmak
Windows 98/SE/ME

Silinen tüm dosyalar, sabitdiskten tamamen temizlenmeden önce geçici olarak Geri Dönüşüm Kutusu’nda saklanırlar. Bu sayede buradaki nesneleri istediğiniz zaman kurtarabilirsiniz. Bunun için, Windows masaüstündeki Geri Dönüşüm Kutusu’nu üzerine iki kere tıklayarak açın, kurtarmak istediğiniz dosyaları fare yardımıyla seçin ve mavi renkle görüntülenen Geri Al bağlantısına tıklayın. Bu yöntem silinen tüm kısayollar için de geçerlidir.

3 Yanlışlıkla taşınan dosyayı yeniden bulmak
Windows 98/SE/ME

Belirli bir dosyayı olumlu bir sonuç alamadan umutsuzca arıyorsanız, dosya kesinlikle silinmiş anlamına gelmeyebilir. Çünkü Word belgeleri, Excel tabloları veya resimler genellikle bir klasörden başka birine yanlışlıkla kopyalanabilirler. Bu durumda Windows’un Ara fonksiyonundan faydalanabilir ve dosyayı Windows’un aramasını sağlayabilirsiniz. Bunun için Başlat/Bul/Dosyalar ve Klasörler komutunu çalıştırın. Bunun sonucunda ekrana gelen pencereye dosyanın ismini, doküman içerisinde bulunan bir metni ve aranmasını istediğiniz klasörü belirttikten sonra, Şimdi Bul düğmesine tıklayabilirsiniz.
Belirlediğiniz kriterlere uyan dosyaların tümü büyüklük, konum gibi ek bilgileri ile görüntülenirler.

4 Norton Protection ile mükemmel kurtarma
Windows 98/SE/ME

Silinen dosyaların genellikle biraz çalışma ile kurtarılmasına rağmen, Windows’un Geri Dönüşüm Kutusu’nu bir çok yeni fonksiyon ile geliştiren özel bir yazılım kullanmanızı tavsiye ediyoruz. Norton Utilities 2002’nin bir parçası olan Norton Protection, testimizde özellikle iyi bir sonuç elde etti. Bu veri kurtarma aracı, kurulum sonrasında Geri Dönüşüm Kutusu’na erişiyor ve silinen tüm dosyaları kurtarabilmesini sağlayan ek yeniden oluşturma fonksiyonlarını kullanıma sunuyor. Bunun için herhangi bir öğe seçin ve Geri Al düğmesine tıklayın. Yeniden oluşturulmak istenen bu nesnenin aradığınız dosya olduğundan emin olmak için, hızlı bakış fonksiyonu dokümanı önizleme penceresinde ekrana getirecektir.

5 Office belgelerini manuel olarak yeniden oluşturmak
Office 97/2000

Office XP’nin yeni, çok kullanışlı bir yeniden oluşturma fonksiyonu ile donatılmış olmasına rağmen, eski ofis yazılımlarına sahip kullanıcılar, bir program çökmesi sonrasında üzerinde çalışılan dokümanı kurtarabilmek için kendi imkanlarını kullanmak zorundalar. Bu durumda Office programlarının “.tmp” uzantılarına sahip güvenlik kopyaları oluşturmasını sağlayan özelliğinden faydalanabilirsiniz. Bu geçici dosyalar ya program dizini içerisinde ya da C:\Windows\Temp” klasörü içerisinde saklanırlar. Buradaki sorun, doğru dosyanın nasıl bulunacağı.Windows Gezgini’ni kullanarak söz konusu klasörü açın ve Görünüm/Simgeleri Düzenle/Tarihe Göre komutunu çalıştırın. Bunun sonucunda klasörün içeriği kronolojik olarak sıralanacağı için, aradığınız dosyayı listenin başında bulabilirsiniz. İstediğiniz dosyayı Word altında çalıştırmak için program penceresinde Dosya/Aç komutunu çalıştırın, dosya türü olarak Tüm Dosyalar’ı seçin, dosyanın bulunduğu klasörü açın ve dosyayı seçtikten sonra Aç düğmesine tıklayın. Ancak Windows sadece Office dokümanlarını geçici olarak saklamadığı için bu işlemleri aradığınız dosyayı bulana ve güvenli bir şekilde kaydedene kadar tekrar etmelisiniz.

kolay gelsin.

91-) İpucu

Eğer e-mail programı olarak Outlook Express kullanıyorsanız, ve kullanmakta olduğunuz bilgisayarı sizden başka birileri de kullanıyorsa, bu durumda e-mail mesajlarınızı meraklı gözlerden korumak için Outlook Express’in “kimlik yönetimi” (IDENTITY) seçeneklerini bilmeniz yeterli. Kullanmakta olduğunuz e-mail ayarlarını şifrelemek ve sadece bu şifreyi girince Outlook Express uygulamasının e-mail seçeneklerini çalıştırması için önce FILE menüsünden IDENTITIES * MANAGE IDENTITIES komutunu çalıştırın. Ekrana gelecek olan diyalog kutusu içerisinde Outlook Express kimlik ayarlarınızı yapabilirsiniz. Bu diyalog kutusu içerisinde PROPERTIES komutunu çalıştırın.

Bu komutu çalıştırınca ekrana yeni bir diyalog kutusu gelecek. Burada, ASK ME FOR A PASSWORD WHEN I START seçeneğini aktif hale getirin. Daha sonra CHANGE PASSWORD düğmesine basın ve ekrana gelecek olan diyalog kutusunu kullanarak bu kimliği korumak için kullanacağınız şifreyi ayarlayın. Şimdi CLOSE düğmesine basın ve bu diyalog kutusunu kapatın.

Şimdi e-mail mesajlarınızı meraklı gözlerden korumak istiyorsanız, FILE menüsünden SWITCH IDENTITY komutunu çalıştırın. Ekrana gelecek olan diyalog kutusu içerisinde LOGOFF CURRENT IDENTITY seçeneğini aktif hale getirin ve OK düğmesine basıp diyalog kutusunu kapatın. Outlook Express uygulaması kapatılacaktır. Şimdi masaüstündeki Outlook Express simgesine çift tıklayın. Outlook Express açılmadan önce ekrana bir diyalog kutusu gelecek ve sizden şifre girmenizi isteyecektir. Artık bu şifreyi bilmeyenler e-mail mesajlarınıza ulaşamayacaktır.

Not: Outlook Express uygulaması ile çalışmanızı bitirdikten sonra, tekrar FILE menüsünden SWITCH IDENTITY komutunu çalıştırıp ekrana gelecek olan diyalog kutusundan LOGOFF seçeneğini kullanmayı unutmayın. Yoksa, açılışta yine şifre sorulmayacaktır!

Aşağıdaki İpucunu Birbaşka Kaynaktan Aldım Umarım işinize yarar..

Masa üstü imgesi silinirse yenisini söyle hazirliyabilirsiniz.
Ilk önce herhangibir dosya olusturun adina da “ MASAÜSTÜNÜ GÖSTER.SCF “adini verin ve hizli baslat bölümüne koyun ardindan size bir uyari gelecek bunu kabul edin ve hizli baslat kismina ekleyin [XP]
Istenmeyen IE eklentilerini kaldirin mesela bir adrese girdiniz ve devamli IE açildiginda onu açiyor ve degistiremiyorsunuz
. Ama artik degisecek #61514; mesela bir uzantili olan degere Xbar diyelim, bunu araçlar/internet seçenekleri penceresinden gelismisi seçiyoruz burada bulunan “ üçüncü kisilerin tarayici eklentilerini etkinlestir kismina tikliyoruz ve Xbar kayboluyor ama burada bitmedi simdide HKEY_LOCAL_MACHINE\Software\Microsoft\Windows\Curr entVercion\Explorer\Browser Hepler Objects öncelikle bu anahtari baska bir dosya altina kaydedin ve sonra tek tek silin, geçmis olsun.

Windows’un Zip özelligini kaldirmak için
komut bölümüne“” regsvr32 /u zipfldr.dll “ yazin ve XP’nin zip özelligi kalkti geri yüklemek içinse “ regsvr32 zipfldr.dll “ yazmaniz yeterli olacaktir.[ XP]

Kaldirilamayan Windows ögelerini kaldirmak içinse
Windows/Inf klasöründe bulunan sysoc.inf dosyalarini açarak HIDE ifadelerini kaldirin ve ekle-kaldir menüsünde Windows bilesenleri gözüksün (xp)

Kendinize ait bir logonuz
Çalistira gelin ve eudcedit yazin Kendinize ait bir logonuz varsa bu karakteri çizebilir ve degisiklikler yapabilir ve kaydedebilirsiniz! [ XP]

Gezgin penceresinin sabitlenmesi için
ilk önce söz konusu pencereyi ve görev cubuklarini istediginiz gibi yerlestirin ardindan kayit defteri düzenleyicisini calistirin ekrana gelen pencerede\’\'HKEY_CURRENTUSER\Software\Micorsoft\W indows\CurrentVersion\Policies\Explorer\’\’ anahtarini etkinlestirin. Burada NoSaveSeting adinda yeni bir DWORD degeri olusturun bu kaydin üzerine çift tiklayin ve deger alanina 1 yazin ve ardindan reboot çekin makineye ve artik ayarlariniz sabit kalsin. [XP]

Sikici açiklamalarin kaldirilmasi
HKEY_CURRENTUSER\Software\Micorsoft\Windows\Curren tVersion\Explorer\Advanced anahtarinin altindaki ShowInfoTip kaydina çift tiklayin, ve degere 0 verin ardinda EnableBalloonTips adinda ayni tipte yeni bir kayit olusturun ve bunun degerlerini de 0 yapin sistemi yeniden baslattiktan sonra bir daha o sikici yardim ve açiklama pencereleri gelmeyecek [ XP ]

Disk alani uyarisini kapama
HKEY_CURRENTUSER\Software\Micorsoft\CurrentVersion \Policies\Explorer anahtarini etkinlestirin ve buradaki NoLowDiskSpaceCheck adinda ve DWORD tipini yeni olusturun ve degere 1 olarak degistirin artik yetersiz disk alani uyarisi vermeyecek [XP]

Kisa yol menusu üzerinden sifreleme, NTFS bölümleri bilgileri sifreleme imkani sunar.
Uzunca ugrasmaniza gerek yoktur bunun için kayit defterini acin ve HKEY_CURRENTUSER\Software\Micorsoft\Windows\Curren tVersion\Explorer\Advanced anahtarini etkinlestirin düzen menüsündeki Yeni\DWORD degeri komutunu calistirin bu kayda isim olarak EncryptionContextMenu gerin ve degeri 1 yapin [ XP ]

XP home altinda yedekleme araci var mi ?
standart kurulumda olmayan bu islevi CD içine gizlenmis bu araci yüklemek için VALUEADD\MSFT\NTBACKUP klasörünü acin ve NTBACKUP.MSI ismindeki dosyaya çift tiklayin. kurulum sonunda yedekleme aracini çalistirmak için baslat#61664; tüm programlar#61664; donatilar#61664; sistem araçlari#61664; yedekleme yolunu izleyiniz. [ XP ]
75-)
Baslat menusunu hizlandirma imkanimiz var bunun için kayit defterine HKEY_CURRENT_USER\Control Panel\Dektop anahtarindaki MenuShowDelay kaydina çift tiklayin ve pencereye gelen degere 200 olarak seçin bu sayede basla t menusu 200ms de açilacaktir. [ XP ]

CD rom dan bir bilgi alacaksiniz ve cd rom otomatik men aciliyor gereksiz onca ugrastan sonra ulasabiliyorsaniz bilgilere bu tam size göre bir defaya mahsus olmasini istiyorsaniz cd romu acarken
SHIFT e basili tutun ayrica bu yöntem bilgisayarinizin diger yan aygitlarini okumasini engelliyeceginden bilgisayariniz daha hizli açilis yapar! XP home için devamli bu uygulama çalissin istiyorsaniz HKEY_LOCAL_MACHINE\SYSTEM\Current-ContrlSet\services\cdrom anahtarini etkinlestirin ve pencereye sag tiklayin ekrana gelen autorun kaydina çift tiklayin ve degeri 0 yapin!! professional için ise Baslat#61664; Çalistir#61664; gpedit.msc #61664; bilgisayar yapilandirma#61664; yönetim sablonu#61664; sistem dizini etkinlestirme#61664; buradaki otomatik çalistir deaktivite edin ve tamam diyin [ XP ]

Paylasilan belgeleri bilgisayardan kaldirmak için paylasimdaki bazi gereksiz belgelerin paylasimini kaldirmak için kayit defterine gidin ve
HKEY_LOCAL_MACHINE\Micorsoft\CurrentVersion\Explor er\My Computer\NameSpace\Delegatefolders anahtarini etkinlestirin buradaki 59031a473f72-44a7-89c5-5595fe6b30ee kaydini silin reboot tan sonra paylasilan belgeler simgesi bilgisayara gelmeyecektir [ XP]

Eger IE sorun veriyorsa

bazi aksilikler oluyorsa bunu iyi okuyun bazi uzmanlar bunu ancak windows un yeniden kurulmasi ile mümkündür der ancak bu olmasa da olur! Nasil mi? IE’nin yeniden kurulmasi ile mümkün XP CD sini cdroma yerlestirin ve Baçlat#61664; Çalistir#61664; rundll32.exe.setupapi,InstallHinfSection.DefautIns tall.132.%windir%\in.inf yazip tamam demeniz yeterli olacaktir.[XP]

XP professional rezerve bant genisligini serbest birakma
xp ag aktarim hizini standart olarak%10 u özel islemler için rezerve eder ve saklar bunu kaldirmak için Baslat#61664; Çalistir#61664; gpedit.msc yazin ve bilgisayar yapilandirma altinda bulunan yönetim sablonlari/ag/Qos paket zamanlayicisini etkinlestir. buradaki bant genisligi sinirla kaydina çift tiklayin ve devre disi birakin. [XP]

XP arama yardimcisini kaldirin
bir sey ararken çok vakit kaybetmek istemiyor ve köpecigin her isinize karismasini istemiyorsaniz söyle yapmanizi tavsiye ederim. kayit defterini acin ve HKEY_CURRENT_USER\software\Microsoft\Windows\Curre ntVersion\Explorer\CabinetState klasörüne girin ve Use Search Asst adli yeni bir dizine (string) degerini girin ve degerine no yaptiktan sonra özlediginiz arama menüsüne kavustunuz hayirli olsun

4 farkli masaüstüne sahip olmak için
dogru www.micosoft/powertoys adresindeki Virtual Desktop\’u çalistirin ve görev çubuguna sag tiklayin toolbar menüsündeki Dektop manager seçenegine tiklayin

XP de birden fazla DOS vardi biliyor muydunuz?
XP de 2 farkli dos komut satiri vardir bunlardan biri NT çekirdegi tasir ve XP için dönüstürülmüs klasik command.com eski dosun tüm özelligini tasir bunu problemsiz olarak kullanabilirsiniz. fakat CMD.EXE adinda baska bir versiyonu daha bulunmakta bunun fazla özellikleri de bulunmaktadir.mesela F7 tusuna bastiginizda önceki tüm geçtiginiz komutlari görebilirsiniz F5 tusu önceden girdiginiz komutu tekrarlar ve uygulama basligina sag tikladiginizda penceredeki metni kopyalar.
Belleginiz yeterli ise XP’nizi sunucuya çevirebilirsiniz.

Egre bilgisayarinizi ag üzerinde sunucu gibi paylastirip üzerinden program çalistirmak istiyorsaniz. En az 512 RAM kullanmaniz gerekli gerçi bu bende az çünkü 2 tane NFS underground oyna tamam sunucu göçtü #61514; neyse sunucu haline gelmesi için regedit diyoruz ardindan HKEY_LOCAL_MACHINE\System\CurrenetControlSet\Contr ol\Session Manager\Memory Management geliyoruz burada LargeSystemCache adinda bir deger var bunun degerini 1 yapiyoruz. Geçmis olsun sunucunuz sicak sicak hazir.

Bazi dosya içeriklerini yaziciya aktarmak zordur.
Bu nedenle bu isi kolaylastircak bir yöntem var. Ilk önce bir not defterine
@dir %1 /-p /o:gn>
“%temp%\dosyalar.txt”
@notepad /p “temp%\dir.txt” yazin ve c:\windows\sendto\ klasörünün içine yazici.bat olarak kaydedin XP kullaniyorsaniz sendto klasörünü c:\dokuments and setting\[ kullanici adi ] \sendto da bulacaksiniz. Bundan sonra istediginiz klasöre sag tiklayin ve yazdir komutu orada gözükecektir.

Masa üstü imgesi silinirse yenisini söyle hazirliyabilirsiniz.

Ilk önce herhangibir dosya olusturun adina da “ MASAÜSTÜNÜ GÖSTER.SCF “adini verin ve hizli baslat bölümüne koyun ardindan size bir uyari gelecek bunu kabul edin ve hizli baslat kismina ekleyin [XP]

Istenmeyen IE eklentilerini kaldirin

mesela bir adrese girdiniz ve devamli IE açildiginda onu açiyor ve degistiremiyorsunuz.Ama artik degisecek #61514; mesela bir uzantili olan degere Xbar diyelim, bunu araçlar/internet seçenekleri penceresinden gelismisi seçiyoruz burada bulunan “ üçüncü kisilerin tarayici eklentilerini etkinlestir kismina tikliyoruz ve Xbar kayboluyor ama burada bitmedi simdide HKEY_LOCAL_MACHINE\Software\Microsoft\Windows\Curr entVercion\Explorer\Browser Hepler Objects öncelikle bu anahtari baska bir dosya altina kaydedin ve sonra tek tek silin, geçmis olsun.

Windows’un Zip özelligini kaldirmak için
komut bölümüne“” regsvr32 /u zipfldr.dll “ yazin ve XP’nin zip özelligi kalkti geri yüklemek içinse “ regsvr32 zipfldr.dll “ yazmaniz yeterli olacaktir.[ XP]

Kaldirilamayan Windows ögelerini kaldirmak içinse
Windows/Inf klasöründe bulunan sysoc.inf dosyalarini açarak HIDE ifadelerini kaldirin ve ekle-kaldir menüsünde Windows bilesenleri gözüksün (xp)

Kendinize ait bir logonuz
Çalistira gelin ve eudcedit yazin Kendinize ait bir logonuz varsa bu karakteri çizebilir ve degisiklikler yapabilir ve kaydedebilirsiniz! [ XP]

Gezgin penceresinin sabitlenmesi için
ilk önce söz konusu pencereyi ve görev cubuklarini istediginiz gibi yerlestirin ardindan kayit defteri düzenleyicisini calistirin ekrana gelen pencerede\’\'HKEY_CURRENTUSER\Software\Micorsoft\W indows\CurrentVersion\Policies\Explorer\’\’ anahtarini etkinlestirin. Burada NoSaveSeting adinda yeni bir DWORD degeri olusturun bu kaydin üzerine çift tiklayin ve deger alanina 1 yazin ve ardindan reboot çekin makineye ve artik ayarlariniz sabit kalsin. [XP]

Sikici açiklamalarin kaldirilmasi
HKEY_CURRENTUSER\Software\Micorsoft\Windows\Curren tVersion\Explorer\Advanced anahtarinin altindaki ShowInfoTip kaydina çift tiklayin, ve degere 0 verin ardinda EnableBalloonTips adinda ayni tipte yeni bir kayit olusturun ve bunun degerlerini de 0 yapin sistemi yeniden baslattiktan sonra bir daha o sikici yardim ve açiklama pencereleri gelmeyecek [ XP ]

Disk alani uyarisini kapama
HKEY_CURRENTUSER\Software\Micorsoft\CurrentVersion \Policies\Explorer anahtarini etkinlestirin ve buradaki NoLowDiskSpaceCheck adinda ve DWORD tipini yeni olusturun ve degere 1 olarak degistirin artik yetersiz disk alani uyarisi vermeyecek [XP]

Kisa yol menusu üzerinden sifreleme, NTFS bölümleri bilgileri sifreleme imkani sunar.

Uzunca ugrasmaniza gerek yoktur bunun için kayit defterini acin ve HKEY_CURRENTUSER\Software\Micorsoft\Windows\Curren tVersion\Explorer\Advanced anahtarini etkinlestirin düzen menüsündeki Yeni\DWORD degeri komutunu calistirin bu kayda isim olarak EncryptionContextMenu gerin ve degeri 1 yapin [ XP ]

XP home altinda yedekleme araci var mi ?
standart kurulumda olmayan bu islevi CD içine gizlenmis bu araci yüklemek için VALUEADD\MSFT\NTBACKUP klasörünü acin ve NTBACKUP.MSI ismindeki dosyaya çift tiklayin. kurulum sonunda yedekleme aracini çalistirmak için baslat#61664; tüm programlar#61664; donatilar#61664; sistem araçlari#61664; yedekleme yolunu izleyiniz. [ XP ]

Baslat menusunu hizlandirma imkanimiz var bunun için kayit defterine HKEY_CURRENT_USER\Control Panel\Dektop anahtarindaki MenuShowDelay kaydina çift tiklayin ve pencereye gelen degere 200 olarak seçin bu sayede basla t menusu 200ms de açilacaktir. [ XP ]

CD rom dan bir bilgi alacaksiniz ve cd rom otomatik men aciliyor gereksiz onca ugrastan sonra ulasabiliyorsaniz bilgilere bu tam size göre bir defaya mahsus olmasini istiyorsaniz cd romu acarken
SHIFT e basili tutun ayrica bu yöntem bilgisayarinizin diger yan aygitlarini okumasini engelliyeceginden bilgisayariniz daha hizli açilis yapar! XP home için devamli bu uygulama çalissin istiyorsaniz HKEY_LOCAL_MACHINE\SYSTEM\Current-ContrlSet\services\cdrom anahtarini etkinlestirin ve pencereye sag tiklayin ekrana gelen autorun kaydina çift tiklayin ve degeri 0 yapin!! professional için ise Baslat#61664; Çalistir#61664; gpedit.msc #61664; bilgisayar yapilandirma#61664; yönetim sablonu#61664; sistem dizini etkinlestirme#61664; buradaki otomatik çalistir deaktivite edin ve tamam diyin [ XP ]

Paylasilan belgeleri bilgisayardan kaldirmak için paylasimdaki bazi gereksiz belgelerin paylasimini kaldirmak için kayit defterine gidin ve
HKEY_LOCAL_MACHINE\Micorsoft\CurrentVersion\Explor er\My Computer\NameSpace\Delegatefolders anahtarini etkinlestirin buradaki 59031a473f72-44a7-89c5-5595fe6b30ee kaydini silin reboot tan sonra paylasilan belgeler simgesi bilgisayara gelmeyecektir [ XP]

Eger IE sorun veriyorsa

bazi aksilikler oluyorsa bunu iyi okuyun bazi uzmanlar bunu ancak windows un yeniden kurulmasi ile mümkündür der ancak bu olmasa da olur! Nasil mi? IE’nin yeniden kurulmasi ile mümkün XP CD sini cdroma yerlestirin ve Baçlat#61664; Çalistir#61664; rundll32.exe.setupapi,InstallHinfSection.DefautIns tall.132.%windir%\in.inf yazip tamam demeniz yeterli olacaktir.[XP]

XP professional rezerve bant genisligini serbest birakma
xp ag aktarim hizini standart olarak%10 u özel islemler için rezerve eder ve saklar bunu kaldirmak için Baslat#61664; Çalistir#61664; gpedit.msc yazin ve bilgisayar yapilandirma altinda bulunan yönetim sablonlari/ag/Qos paket zamanlayicisini etkinlestir. buradaki bant genisligi sinirla kaydina çift tiklayin ve devre disi birakin. [XP]

XP arama yardimcisini kaldirin
bir sey ararken çok vakit kaybetmek istemiyor ve köpecigin her isinize karismasini istemiyorsaniz söyle yapmanizi tavsiye ederim. kayit defterini acin ve HKEY_CURRENT_USER\software\Microsoft\Windows\Curre ntVersion\Explorer\CabinetState klasörüne girin ve Use Search Asst adli yeni bir dizine (string) degerini girin ve degerine no yaptiktan sonra özlediginiz arama menüsüne kavustunuz hayirli olsun

4 farkli masaüstüne sahip olmak için
dogru www.micosoft/powertoys adresindeki Virtual Desktop\’u çalistirin ve görev çubuguna sag tiklayin toolbar menüsündeki Dektop manager seçenegine tiklayin

XP de birden fazla DOS vardi biliyor muydunuz?
XP de 2 farkli dos komut satiri vardir bunlardan biri NT çekirdegi tasir ve XP için dönüstürülmüs klasik command.com eski dosun tüm özelligini tasir bunu problemsiz olarak kullanabilirsiniz. fakat CMD.EXE adinda baska bir versiyonu daha bulunmakta bunun fazla özellikleri de bulunmaktadir.mesela F7 tusuna bastiginizda önceki tüm geçtiginiz komutlari görebilirsiniz F5 tusu önceden girdiginiz komutu tekrarlar ve uygulama basligina sag tikladiginizda penceredeki metni kopyalar.
Belleginiz yeterli ise XP’nizi sunucuya çevirebilirsiniz.

Egre bilgisayarinizi ag üzerinde sunucu gibi paylastirip üzerinden program çalistirmak istiyorsaniz.

En az 512 RAM kullanmaniz gerekli gerçi bu bende az çünkü 2 tane NFS underground oyna tamam sunucu göçtü #61514; neyse sunucu haline gelmesi için regedit diyoruz ardindan HKEY_LOCAL_MACHINE\System\CurrenetControlSet\Contr ol\Session Manager\Memory Management geliyoruz burada LargeSystemCache adinda bir deger var bunun degerini 1 yapiyoruz. Geçmis olsun sunucunuz sicak sicak hazir.

Bazi dosya içeriklerini yaziciya aktarmak zordur.
Bu nedenle bu isi kolaylastircak bir yöntem var. Ilk önce bir not defterine
@dir %1 /-p /o:gn>
“%temp%\dosyalar.txt”
@notepad /p “temp%\dir.txt” yazin ve c:\windows\sendto\ klasörünün içine yazici.bat olarak kaydedin XP kullaniyorsaniz sendto klasörünü c:\dokuments and setting\[ kullanici adi ] \sendto da bulacaksiniz. Bundan sonra istediginiz klasöre sag tiklayin ve yazdir komutu orada gözükecektir.

BASE64 ŞİFRELEME

Base 64 şifreleme bugün Internet Explorer , Outlook Express ve diğer internet uygulamalarının dosya aktarımı veya otorum açma işlemlerinde yaygın olarak kullanılan bir şifreleme yöntemidir.

Base64 ün en temel özelliği yalnızca harf ve rakam kombinasyonlarından oluşan ve bunlar dışında enter , tab ve diğer meta karakterleri içermemesidir. Şimdi adım adım bir metnin nasıl şifrelendiğini inceleyelim.

Örneğimizde YAZILIM kelimesini şifreleyelim.

Öncelikle kelimedeki harflere ait ASCII kodlarını belirleyelim.

Y = 89

A = 65

Z = 90

I = 73

L = 76

I = 73

M = 77

“YAZILIM” kelimesi 7 harfli bir kelimedir ve 7×8=56 bitlik bir uzunluğa sahiptir. Aşağıda bu kelimenin ikilik sistemde kodlanmış biçimi görülüyor.

01011001 01000001 01011010 01001001 01001100 01001001 01001101

56 Bitlik bu kelimeyi Base64 biçimine dönüştürmek için , bit sayısı 6 ya kalansız bölününceye kadar 8 adet 0 ekliyoruz.

56 sayısı altıya kalansız bölünemez. Bölüne bilmesi için sonuna 8 er sıfırdan 16 adet 0 eklememiz gerekir. Böylece oluşacak yeni kelime 12 adet 6 lı bit grubundan oluşan 72 bit veri uzunluğuna sahip olacaktır..

010110 010100 000101 011010 010010 010100 110001 001001 010011 010000 000000 000000

Şimdi elde ettiğimiz yeni veriyi tekrar insancıl sisteme dönüştürelim.

22 20 5 26 18 20 49 9 19 16 0 0

Elde ettiğimiz yeni sayıları BASE64 karakter setinde belirtilen karşılıkları ile eşleştirerek , BASE64 biçimli yeni cümlemizi elde edelim.

Base64 Karakter Seti:

ABCDEFGHIJKLMNOPQRSTUVWXYZabcdefghijklmnopqrstuvwx yz0123456789+/

Karakter eşlemesi yaparken elde edilen değerin bir fazlasına karşılık gelen sıradaki karakter ele alnır. Örneğin 22 sayısı için 23. sıradaki karakter alınmalıdır. Ayrıca sonardaki 0 Base64 biçimine dönüştürüldüğünde = biçiminde belirtilmelidir..

YAZILIM kelimesinin Base64 biçimindeki şekli : WUFaSUxJTQ==

Dikkat edileceği üzere 3 karakterden oluşan bir metin şifrelendiğinde , 9 karakteri bulan uzunluklara varabilmektedir. (Bu durum yalnızca istisnadır. Katsayısal bir durum söz konusu değildir.). Dolayısıyla bir yerden bir yere aktarımı , ham veriye göre daha yavaş olacaktır. Ancak unutulmaması gereken bir konu var ki güvenlik düzeyi yavaşlıkla doğru orantılı bir kavramdır.

Yeni Bir Kurulumdan Sonra Tekrar Aktive Etmeyin!
Eğer Windows XP’ yi tekrar kurduysanız tekrar aktive etmeniz gerekecektir. Bu ipucunun öğrendikten sonra artık buna gerek kalmayacak! Sadece system32 klasöründeki (Bu klasör genelde c:winntsystem32 veya c:windowssystem32 şeklindedir…) wpa.dbl dosyasının bir yedeğini alınız. Ve Windows XP’ yi tekrar kurduğunuz zaman sadece bu dosyayı system32 klasörüne kopyaladığınız zaman tekrar aktive etmenize gerek kalmayacaktır.

XP’nizin Aktive Edilip Edilmediğini Anlamanın Yolu
Başlat -> Çalıştır (veya Start -> Run) ‘a gelerek “oobe/msoobe /a” (tırnaklar dahil değil) yazın ve entera basın.
İşte karşınızda!..

Parolanızı Unutmaya Karşın Parola Sıfırlama Disketi Oluşturun
Eğer Windows XP Professional kullanıyorsanız, parolanızı unuttuğunuz takdirde kullanmak üzere bir tane parola sıfırlama disketi oluşturabilirsiniz. Disketi oluşturmak için:
Başlat -> Denetim Masası -> Kullanıcı Hesapları ‘na gelin.
(Start -> Control Panel -> User Accounts )
Sonra kullanıcı hesabınızı seçin ve sol üstteki “İlgili Görevler” menüsünden “Unutulan Parolayı Önle” ‘ye tıklayınız.
(Related Tasks -> Prevent a forgotten password )
Parola sıfırlama disketi oluşturmak için gerekli talimatları izleyin.
Disketinizi oluşturduktan sonra güvenli bir yerde saklayın. Çünkü herhangi bir kişi o disketi kullanarak kullanıcı hesabınıza, belgelerinize vs. erişebilir

Start Menü Açılışını Hızlandırma
Başlat menüsünün varsayılan açılış hızı normalde düşüktür, bu ipucunu kullanarak başlat menüsünün açılış hızını değiştirebilirsiniz.
Başlat -> Çalıştır ‘a tıklayın. “regedit” yazıp entera basın.
“HKEY_CURRENT_USERControl PanelDesktopMenuShowDelay” anahtarına gelin.
Varsayılan olarak bu anahtarın değeri 400’dür. Bunu daha düşük bir sayıya getirin (negatif olmayan tam sayıya) mesela 0 gibi. Ve hızlandığını görün

Microsoft Bilgi Sorgulamasını Kapatmak
Hoş değil: Bilgisayarınızla her internete bağlandığınızda sisteminiz Microsoft tarafından sorgulanır.Bu işlem sistem kayıt defterindeki RegDone değeri “1″ e ayarlanmadığı sürece böyle devam eder.Windows Update sırasında bilgisayarınızla ilgili tam olarak hangi bilgilerin karşıya gönderildiğini ise sadece Microsoft bilmektedir.

Eğer bilgisayarınızla ilgili bilgilere bakılmasını istemiyorsanız: sistem kayıt defteri düzenleyicisini açın. “HKEY_LOCAL_MACHINE/Software/Microsoft/Windows/NTC urrentVersion” altında “RegDone” değerine çift tıklayın çıkan kutuya “1″ değerini girin

Windows XP Sistemi komut satırından kapatma : Windows XP, bilgisayarı kapatmak için kullanabileceğiniz özel bir programa sahip. Bu araç için masaüstünüzde bir kısayol olusturursanız bilgisayarı kapatmak istediğiniz zaman yapmanız gereken tek sey bu kısayola çift tıklamak olacak.

Söz konusu Windows aracının çalıştırılabilir dosya “shutdown.exe” isminde ve “C:\Windows\System32″ klasöründe bulunuyor. Bunun için Windows masaüstündeki boı bir alana farenin sağ tusunu kullanarak tıklayın ve kısayol menüsündeki Yeni / Kısayol komutunu çalıştırın. Ekrana gelen penceredeki Gözat düğmesine tıklayın ve Shutdown.exe dosyasının bulundugu konumu açın. Komut satırının sonuna “-s” ve “-t 00″ parametrelerini ekleyin. Bunun sonucunda komut satırı aşağıdaki gibi görünmeli:

shutdown.exe

Yukarıdaki “00″ değeri Windows PC’yi kapatmasi için beklemesi gereken gecikme süresini ifade eder

PARAMETRE ANLAMI

1 Oturumu kapat

s Bilgisayari kapat

r Bilgisayari kapat ve yeniden baslat

a Sistem kapatmasindan çik

m \\ Bilgisayar Shutdown.exe aracini

adi Agdaki baska bir bilgisayar için çalistir.

txx Bilgisayari kapatmadan önce beklenmesi gereken süre

c “Açiklama” Kapatma için maksimum 127 karakterlik açiklama

f Kapatma sirasinda çalisan programlarin zorla sonlandirilmasmi saglar

Şimdi ileri düğmesine tıklayın, oluşturduğunuz kısayol için “Bilgisayarı Kapat” gibi bir isim verin ve işlemi tamamlamak için Son düğmesine tıklayın. Artık bu kısayola çift tıkladığınız zaman sisteminiz doğrudan kapatılacaktır. Şayet Service Pack 1 yüklüyse bilgisayarınız da otomatik olarak kapatılacaktır.

Daha konforlu çalışmak isteyenlerin ise sadece “shutdown.exe -i” komutunu girmeleri yeterli. Bunun sonucunda Uzaktan Kapat penceresi ekrana gelecektir. İsminden de anlaşılabileceği gibi bu pencereyi kullanarak ağınızdaki diğer bilgisayarları da istediğiniz gibi kapatabilirsiniz. Ancak bu aracı kendi bilgisayariniz için kullanmak üzere Ekle düğmesine tıklayın ve üzerinde çalıştığınız bilgisayarın ismini girin. Bilgisayarlar kutusunu hemen altındaki açılır listeyi kullanarak Kapat, Yeniden Başlat, Oturum Kapat eylemlerinden uygulanmasını istediğinizi seçebilirsiniz. Şayet Eylemin kullanıcılarını uyar seçeneğini işaretleyecek olursanız üzerinde bilgisayarın kapatılması için beklenecek süreyi geriye doğru sayan bir uyarı penceresi ekrana gelir. Söz konusu süreyi ise buradaki Saniye kutusunu kullanarak belirleyebilirsiniz. Ayrıca onaylamak üzere Tamam düğmesinin kullanilabilmesi için Seçenek açılır listesinden bir seçimin gerçeklesmesi veya Diğer (Planlanmış) ve Diğer (Planlanmamıs) kayıtlarından birini Açıklama satırına girmelisiniz. Söz konusu Shutdown.exe aracı sadece Windows XP ile beraber sunuluyor.

TL-YTL dönüşüm HTML Kodu
Bildiğiniz Tl-Ytl Hesabı

<!DOCTYPE HTML PUBLIC “-//W3C//DTD HTML 4.0 Transitional//EN”>
<HTML><HEAD><TITLE>YTL Hesapla</TITLE>
<META content=”Microsoft FrontPage 5.0″ name=GENERATOR>
<META content=FrontPage.Editor.Document name=ProgId>
<META http-equiv=Content-Type content=”text/html; charset=windows-1254″>
<LINK href=”stylesheet.css” type=text/css
rel=stylesheet>
<link href=”dosyalar/design.css” rel=”stylesheet” type=”text/css” media=”all”>
</HEAD>
<BODY>
<SCRIPT>
function VirgulleriAt(deger)
{
var TmpStr,z,sonuc,j,y = deger.value
sonuc = false;
for(z=0; z < y.length; z++)
if (y.charAt(z) >= ‘1′ && y.charAt(z) <= ‘9′)
{
TmpStr = y.charAt(z);
j = z + 1;
sonuc = true;
z = y.length;
}
if (sonuc)
{
for(z=j; z < y.length; z++)
if (y.charAt(z) >= ‘0′ && y.charAt(z) <= ‘9′)
TmpStr = new String(TmpStr+y.charAt(z));
str = TmpStr;
deger.value=TmpStr
}
}
function EditedTutar(a)
{ var str,str1,b,x,y,z,i,j,sonuc = false;
var dolu = true;
b = a.value;
for(z=0; z < b.length; z++)
{ if (b.charAt(z) >= ‘1′ && b.charAt(z) <= ‘9′)
{
str1 = b.charAt(z);
j = z + 1;
sonuc = true;
z = b.length;
}
}
if (sonuc)
{
for(z=j; z < b.length; z++)
{
if (b.charAt(z) >= ‘0′ && b.charAt(z) <= ‘9′)
str1 = new String(str1+b.charAt(z));
}
x = str1;
y = x.length;
z = y % 3;
y = (y - z) / 3 + 1;
if (z != 0)
str = x.substring(0,z);
for(i = 1; i < y ; i++)
if (str != null)
str = new String(str+”.”+x.substring((z+(i-1)*3),(z+i*3)));
else
str = x.substring(0,3);
a.value = new String(str);
}
else
{
sonuc = true;
a.value = 0;
}
return sonuc;
}
function VirgulAyirici(deger){
if (deger.value.length >= 3)
{ deger.value = new String(deger.value+”1″);
EditedTutar(deger);
a = deger.value;
b = deger.value.length - 1;
deger.value = deger.value.substring(0,b);
}
}
function VirgulKoy(deger){
deger.value=Comma(deger.value)
}
function Comma(SS) { var T=”, S=String(SS), L=S.length-1, C, j
for (j=0; j<=L; j++) {
T+=C=S.charAt(j)
if ((j < L) && ((L-j)%3 == 0) && (C != ‘-’)) T+=’.’ }
return T }
function Trim(s)
{
// Remove leading spaces and carriage returns
while ((s.substring(0,1) == ‘,’) || (s.substring(0,1) == ‘ ‘) || (s.substring(0,1) == ‘\n’) || (s.substring(0,1) == ‘\r’))
{
s = s.substring(1,s.length);
}
// Remove trailing spaces and carriage returns
while ((s.substring(s.length-1,s.length) == ‘ ‘) || (s.substring(s.length-1,s.length) == ‘\n’) || (s.substring(s.length-1,s.length) == ‘\r’))
{
s = s.substring(0,s.length-1);
}
return s;
}
function IsNumeric(strString)
// check for valid numeric strings
{
var strValidChars = “0123456789.”;
var strChar;
var blnResult = true;
if (strString.length == 0) return false;
// test strString consists of valid characters listed above
for (i = 0; i < strString.length && blnResult == true; i++)
{
strChar = strString.charAt(i);
if (strValidChars.indexOf(strChar) == -1)
{
blnResult = false;
}
}
return blnResult;
}
function TLtoYTL()
{
document.forms[0].TL.value=Trim(document.forms[0].TL.value);
VirgulleriAt(document.forms[0].TL);
if (IsNumeric(document.forms[0].TL.value)) {
document.forms[0].YTL.value=Math.floor(Math.round((document.forms[0].TL.value / 10000),2) /100);
document.forms[0].YKr.value=Math.round(((Math.round((document.forms [0].TL.value / 10000),2) /100)-Math.floor(Math.round((document.forms[0].TL.value / 10000),2) /100))*100);
if (document.forms[0].YKr.value<10) {document.forms[0].YKr.value=”0″ + document.forms[0].YKr.value;}
VirgulKoy(document.forms[0].YTL);
VirgulKoy(document.forms[0].TL);
} else { alert (”Lütfen İlgili Alana sadece rakam yazınız”)}
}
function YTLtoTL()
{
document.forms[0].YTL.value=Trim(document.forms[0].YTL.value);
VirgulleriAt(document.forms[0].YTL);
if (IsNumeric(document.forms[0].YTL.value) && IsNumeric(document.forms[0].YKr.value)) {
document.forms[0].TL.value=document.forms[0].YTL.value * 1000000+ document.forms[0].YKr.value *10000 ;
VirgulKoy(document.forms[0].TL);
VirgulKoy(document.forms[0].YTL);
} else { alert (”Lütfen İlgili Alana sadece rakam yazınız”)}
}
function KurusKontrol(alan){
var key=event.keyCode || e.which;
if (((key < 48) || (key > 57)) && key!=8)
{
event.returnValue = false;
return false;
}
else
{
if (key==8)
{
if (document.forms[0].tmp.value.length==1)
document.forms[0].tmp.value=”;
if (document.forms[0].tmp.value.length==2)
document.forms[0].tmp.value=document.forms[0].tmp.value.substring(0,1);
}
else
{
if (document.forms[0].tmp.value.length>1)
{
event.returnValue = false;
return false;
}
else
{
document.forms[0].tmp.value+=String.fromCharCode(key);
}
}
if (document.forms[0].tmp.value.length==0)
alan.value=”00″;
else if (document.forms[0].tmp.value.length==1)
alan.value=”0″+document.forms[0].tmp.value;
else
alan.value=document.forms[0].tmp.value;
event.returnValue = false;
return false;
}
}
</SCRIPT>
<!– ////////// TEPE BAŞLADI ////////// –><!– ////////// TEPE BİTTİ ////////// –>
<div align=”center”>
<center>
<TABLE style=”border-collapse: collapse” bordercolor=”#111111″ cellpadding=”0″ cellspacing=”0″>
<TBODY>
<TR height=”159″>
<TD align=left><INPUT
type=hidden name=tmp>
<DIV align=center>
<FORM>
<CENTER>
<TABLE style=”BORDER-COLLAPSE: collapse” borderColor=#111111 cellSpacing=0
cellPadding=0 border=0 width=”454″ height=”64″>
<TBODY>
<TR vAlign=top>
<TD valign=”top” width=”8″ height=”39″> </TD>
<TD align=middle height=”39″ bgcolor=”#C0C0C0″><FONT face=Verdana><B>Türk
Lirası</B></FONT><BR>
<INPUT class=”input”
onkeypress=”if (event.keyCode!=0 && ((event.keyCode < 48) || (event.keyCode > 57))) {alert(’Lütfen İlgili Alana sadece rakam yazınız’);return false;} else {VirgulAyirici(this);}”
size=25 name=TL style=”font-family: Verdana”></TD>
<td align=middle valign=”top” height=”39″> </td>
<td align=middle height=”39″ bgcolor=”#808080″><B><FONT
face=Verdana>Yeni TL<BR>
<INPUT class=”input”
onkeypress=”if (event.keyCode!=0 && ((event.keyCode < 48) || (event.keyCode > 57))) {alert(’Lütfen İlgili Alana sadece rakam yazınız’);return false;} else {VirgulAyirici(this);}”
style=”TEXT-ALIGN: right” size=10 name=YTL><BR>
</FONT></B></td>
<td align=middle height=”39″ bgcolor=”#808080″><B><FONT
face=Verdana>Kuruş</FONT></B><BR>
<INPUT class=”input” onkeyup=”return KurusKontrol(this)”
maxLength=2 size=4 name=YKr></td>
<TD width=”4″ height=”39″> </TD></TR>
<tr valign=top>
<td width=”8″ height=”25″></td>
<td align=middle width=”213″ height=”25″>
<div align=”center”>
<INPUT class=input onclick=TLtoYTL() type=button value=”YTL’ye Dönüştür >>>”></div>
</td>
<td align=middle width=”20″ height=”25″>
</td>
<td align=middle width=”209″ colspan=”2″ height=”25″>
<div align=”center”>
<INPUT class=input onclick=YTLtoTL() type=button value=”<<< TL’ye Dönüştür”></div>
</td>
<td width=”4″ height=”25″></td>
</tr>
</TBODY></TABLE></CENTER></DIV>
</FORM></FONT></TD></TR></TBODY></TABLE>
</center>
</div>
</BODY></HTML>

Mouse İle Bilgisayarın Açılışı
Artık Mouse ile bilgisayarınızı kolaylıkça açabileceksiniz…

Bilgisayarı çalıştırmak için kullanılan en yaygın yöntem power düğmesine basmaktır. Ancak bu olay size zor geliyor ya da bilgisayarınızı çalıştırmak için farklı yöntemler arıyorsanız işte size bir kaç yöntem…
Bu yöntemlerle bilgisayarınızı Mouse sağ tuşu ya da klavyeden girilen bir parola ile çalıştırmanız mümkün. Bütün bu ayarlar için önce BIOS ‘a girmemiz gerekecektir. Bunun için bilgisayarınız açılırken DELETE tuşuna basmanız yeterli olacaktır. BIOS da ‘INTEGRATED PERIPHERALS’ bölümüne girin ve ‘Power On Function’ ayarını bulun. Burada genel olarak ‘Button Only’ seçeneği seçilidir. Bu kısmı ‘Mouse Right’ yapmanız halinde artık bilgisayarınız Mouse sağ tıklamasıyla açılacaktır.Bir diğer alternatif ise bu bölümü ‘Password’ olarak ayarlarsanız ‘KB Power On Password” kısmında belirttiğiniz herhangi beş karakterlik bir parola ile makinenizi açabilirsiniz.
Bütün bu yöntemler size saçma geliyor, “Ben power tuşuma basarım makinemi açarım” diyorsanız söyleyecek bir söz yok! Ama bir düşünün; tek bir tıklama ile bilgisayarınızın çalışmasını istemez miydiniz?

Keylogerden Korunmak
Keylogerden Korunmak icin iyi Bir Dökküman

Ilk önce keylogger in ne demek oldugunu açiklamakla baslayalim.Keyloggerlar klavyeden basilan her tusun loglarini tutan casus yazilimlardir.

Bu yazilimlar siz internette gezinirken gireceginiz paralolarin ve kisisel bilgilerinizi bir metin dosyasina kaydedip baska bir kullaniciya ulastirir. Internet cafeye gidip icqyu kullandiktan sonra ertesi gün ayni icqya baglanmak istediginizde size yanlis
parola hatasi verebiliri veya kredi kartinizda para çekilmis olabilir.Son zamanlarda sözde kendini uyanik sanan cafe sahipleri bu yazilimlari bilgisayarlarina
kurup müsterilerin sifrelerini çalmaktadir. Bende bu zararli yazilimlardan nasil kurtulabileceginizi anlatmaya basliyorum.

Piyasada bir sürü keylogger bulunmaktadir ve her keylogger degisik bir mantikla log tutmaktadir.Bu yüzden hepsinden ayni yöntemle kurtulmak mümkün degildir. Basit bir keyloggerdan kurtulmak için Baslat>Çalistir “msconfig” (tirnaklar yok) yazip açilan pencereden Baslangiç sekmesine gelerek listede açilista çalismaya baslayan programlari görerek keylogger programinida tespit ederek baslangiçta çalismasini durdurabilirisiniz.

Bazi gelismis keyloggerlarda ise keyloggerlari yok etmek bu kadar kolay degildir.Simdi size bu programlardan nasil kurtulabileceginizi anlatacagim. Ghost Keylogger programinin bilgisayarda çalisip çalismadigini ögrenmek için synconfig.exe adli dosyayi aratip sistemde olup olmadigini ögrenebilirisiniz. Ve ghost keylogger programinin hangi dizinde oldugunu ögrendikten sonra o dizine gidip uninstall.bat dosyasini çailistirin.Artik ghost keyloggerdan kurtuldunuz. Diger bir keylooger programi olan iOpus starr programinin sistemde olup olmadigini
anlamak için windowssystem klasöründe starrcmd.exe dosyasini aratin.Eger öyle bir dosya varsa ve kaldirmak istiyorsaniz Baslat>Çalistir “starrcmd” (tirnaklar yok) yazin ve çikan

programda settings sekmesine gelin.Ardindan Advanced Setup tusuna basarak “Uninstall Starr” diyin.Bir diger yöntme ise Baslat>Çalistir “regedit” (tirnaklar yok) yazip kayit defterini açarak düzen>bul a gelip wsys.exe diye aratip çikan tüm kayitlari silmeniz gerekir. Bir diger Keylogger programi olan Invisible Keylogger Stealth programinin sistemde olup olmadigini anlamak için vikxd.vxd dosyasini aratin.Eger öyle bir dosya sistemde bulunursa kaldirmak için program ekle/kaldirdan iks yazan programi kaldirmayi deneyin.Eger öyle bisi yoksa windows klasöründe system.ini dosyasinda bulunan
“device=vikxd.vxd” ve “vikxdlog=c:kitkatkitkat1.dat” yazan satirlari silin. Bu keyloggerlardan kurtulmanin bir diger yöntemi ise Anti-Keylogger programini kullanmak.Programi www.anti-keyloggers.com adresinden indirebilirsiniz.Program keylogger lari bulup kaldirabiliyor.Yanliz deneme sürümünde sadece keylogger lari buluyor.Yani kaldirmiyor.Programin tam sürümü için biraz parayi gözden çikarmaniz gerekiyor.Tabi crackleyip belesh kullanmakta sizin elinizde….

İnternet kafelerde şifrelerimizin çalınmasına önlem olrak bir başka yol kullanabiliriz. Buna örnek olarak; şifremizin 2025 olduğunu varsayıyorum. Notpad i açtıktan sonra klavye ile
1234567890
giriyoruz. Sonra maus yardımıyla bize gerekli rakamları kopyala yapıştır yöntemiyle oluşturduktan sonra
2025
yine şifremizi girmemiz istenilen yere yapıştırarak güvenli bir şekilde işlemimizi tamamlyoruz.
Küçük bir hatırlatma; maus ile kopyala yapıştır yöntemini kullanamadğımız çoğu şifre ya da key girişlerinde klavye ile bu işlemi yapabiliyoruz.
Bilmeyenler için;
Kopyala ==> CTRL+C
Yapıştır ==> CTRL+V

ALINTIDIR..

İnternet ve Bilgisayar Parçaları Bilgi Bankası ( Alıntıdır )

August 6th, 2007 | 4 Comments | Posted in Bilgisayar Donanımı

Lcd Ekran Kullanıcılarına Güzel Bir Araç

July 31st, 2007 | No Comments | Posted in Bilgisayar Donanımı

Lcd ekran kullananlara güzel bir araç

Entech firmasının yeni ürünü Eye Relief, LCD ekranlarda ekran çözünürlüğünü düşürmeden, ekrandaki ikon,font ve benzeri araçları istedikleri oranda büyütebilmelerini sağlıyor. Hem yüksek çözünürlükte çalışıp, ama aynı zamanda ufacık görünen ikonlardan şikayet edenler için çok iyi bir yardımcı.
Download

İşlemci Tarihi

July 31st, 2007 | 1 Comment | Posted in Bilgisayar Donanımı

80486

bu islemci ailesi 1989 yilinin nisan ayinda cikti.25-100 mhz arasi uretildi.Onemli yenilikleri arasinda dahili fpu unit ve dx2 ve dx4 modellerindeki saat carpani sayilabilir.Aklimda kalan bazi modelleri 486dx2- 66,486dx4-100,486sx serileri idi.Sx ile dx in arasindaki fark dahili fpu nun sx lerde olmayisi idi.Ayrica Amd nin urettigi 120ve 133 mhzlik modelleride vardi.Zamanina gore oldukca guclu islemcilerdi.Hafizam beni yaniltmiyorsa 1.2-1.3 milyon arasi transistor tasiyordu.

pentium(80586)

aslinda bu islemcileri 3 ayri cesitte inceleyebiliriz.Pentium pentiumpro ve pentium mmx.Pentium adi Latince penta kokunden geliyor.Amd ve cyrix e karsi rekabette modellerini rakamlarla belirtmede sorun yasayan intel pentium ismini uyduruverdi.Pentiumlar 60-233 mhz arasi uretildiler.ilk cikan pentium 3.1 milyon transistor tasiyordu.Getirdigi yenilikleri itibari ile ciktigi 1993 yili icin bir devrimdi

Pentium 2

pentium2 islemci ailesinden kisaca bahsedecegim.Bu islemciler 233-450 mhz saat frekanslari arasinda uretilmis bir islemci familyasidir.Zamanina gore cok ustun bir islemcidir.1997 yilinda piyasaya surulen bu islemci bir oncki nesil pentiumdan ve akrani olan amd k5-ve k6 lardan cok daha hizli bir islemciydi.Klamath kod adiyla bilinen bu islemci 0.25 micron teknolojisiyle slot olarak uretilmistir.(0.18 micronluk modelleri de vardi. dixon kod adli bu islemciler ise notebooklarda kullanilmak uzere tasarlanmislardi ve 256 kbl2 onchip onbellek tasiyorlardi.)Pentium 2 nin masaustu versiyonlari ayni zamanda 512 kb islemcinin yari hizi ile calisan l2 cache sahibi idiler.100 mhz fsb kullanirlardi.Bu kadar buyuk bir cache bellege sahip oldugu icin ve o zamanlar cache bellekler islemci ureticileri tarafindan sram ureticileri tarafindan alinmak zorunda oldugu icin cok pahali kaldilar.Turkiye yayginlasamadilar.Ayrica bu islemciyle beraber socket paketlem terkedilmis slot1 paketlemeye gecilmisti.Bu islemciyi kullanan anakartlar ise genellikle lx ve bx chipsetlerini kullanirlardi.

Celeron

mendocino

Intel pentium2 leri piyasaya surdugunde pazarin bu kadar pahali bir islemciyi kolaylikla alamadigini gordu.İnsanlar pentium2 yerine cyrix m2 veya amdk6 kullanmaya baslamisti intelin pazar payi tehlikedeydi.Bu yuzdende ucuz fiyatli bir islemci gelistirmek zorunda kaldilar.Gelistirlen islemci cekirdegini p2 den alan fakat l2 onbellegi olmayan celerondu.bu ilk nesil celeronlar(kod adini unuttum)performans acisindan yerlerde surunduler ve satin alinmadilar.Intel hemen yaptigi hatayi farketti ve yerine 128 kb onchip l2 cache suren celeonlari piyasaya surdu.Mendocino kod adli bu islemci cok basarili oldu.(ilk cikan p3 lerde bile onchip l2 cache yoktu.)Bu islemciler 0.25 micron teknolojisi ile hem slot hem de socket olarak 300-533 mhz hizlarinda uretildiler.Fsb 66 mhzdi.İlk cikan model celeron300a standart faniyla hic bir gerilim vermeden 450 mhzde calismasiyla cok buyuk takdir toplamisti.O zamanlar dergi editorleri dahil herkes celeron300a kullamya baslamisti.Pentium2leri gecen performansiyla bu bucur tam bir efsane idi.

coppermine cekirdekli celeron:
Mendocino cekirdegi 533 mhz ulastiginda islemci daha yuksek frekanslarda sorun yasamaya basladi.İste o zaman cikan coppermine cekidekli p3 lerin cachelerinin yarisi kesilerek yeni bir tur celeron *****ildi.Bu celeron yin 66 mhz lik fsb kullanmasina ragmen 0.18 micronla uretildi.Ayrica sse komut setide eklendi.533-1000 mhz hizlarinda calisip emekli oldu.(800 mhz den sonrakiler 100 fsb kullaniyolardi)Anakart olarak slot tipleri bx socket tipleri ise via apollo pro133 ve i815 chipsetli anakartlar kullandilar.

Tualatin celeron

1000 mhz de artik coppermine cekirdegi sinirlarina glmisti yeni bir cozum 0.13 micron teknolojisi ile bulundu.Celeron artik fcpga2 adli yeni paketlemeye gecmis 256 kb l2 cache tasir olmustu.Bu seri celronlar 1000-1400 mhz arasi uretildiler ozellikle celeron1.0a overclock konusunda oldukca bereketli bir islemciydi.Anakart olarak yine via apollo pro 133+ ve yeni steppingli i815 chipsetli anakartlar kullandilar.

williamette celeron

Bu celeron artik tualatin cekidegi ve socket370 i birakmis socket 478 e gecmisti.L2 cache yine 128 kb a dusmus islemci 400(100) mhz fsb kullanir hal gelmisti.0.18 micronla 1.7-1.9 ghz hizlarinda uretildi.Performansi pek iyi degildi hatta tualatin celeronlar ve duronlar bu islemcilerden daha performansli idiler.Anakart olarak i865 ve i875 chipsetli baz anakartlar disinda butun socket478 anakatlarla calisabilirdi.Unutmadan sse2 destegi de vardi

Northwood celeron

Williamete celeronun 0.13 miconla uretilmis hali overclockla 3.0 ghjz bile calisabilmesine ragmen yine pek begenilmedi.2.0-2.4 ghz ler arasinda uretildi yalnis hatirlamiyorsam.

presscott celeron

bu da netburst mimarisiyle uretilmis sse3 destegi ve 256 kb l2 cache eklenmis 0.09 nanometre ile uretilmis bir islemci idi(aslinda idi demiyorum gayet guncel bir islemci)performansi fena olmasa da pek iyi ir islemci degildi yasitlarina gore

Celeronlari kisaca anlattik intel celeronu surekli guncelleyerek gundemden dusmesini onledi.Cyrix in via ya satilmasina neden oldu.ıyı satti intelin alt duzey islemci pazarinda kismen basarili ismen basarisiz bir sekilde temsil etti

Pentium 3

Katmai:
pentium 3 un ilk uetilen versiyonuydu.450-600 mhz hizlari arasinda uretildi.0.25 micron prosesle 512 kb yarim hizli l2 cache ve sse ile uretildi.Butun katmai ler slottu.Bu islemciye sahip olan herkes istisnasiz bx kullandi.100 mhz fsb kullanirdi.Performansi gayet iyiydi.Mmx komut setine ek olarak bu islemci familyasinda sse (streaming SIMD extensions) komut seti kullanildi burada yine bir parantez aciyorum(sımd single instruction multiple data kelimelerini kisaltilmisidir yani tek komutla cok islem gibi bir anlami var)Simdi size bu komut setinin aslinda tam olarak ne ise yaradigini alatmaya calisacagim.Bu komut seti sayesinde video islemleri(mesela mpeg-2 cozme) gibi islemler hizlandirlabildi.veya geforcedan onceki grafik islemclerinde donusum ve isiklandirma islemleri cpu tarafindan yapildigi icin bu islemlerde programdaki deste nispetinde hizlanmalar oldu.(quake3 te sse destegi var ve bu sayede oyun ayni hizdaki p2 de p3 ten daha yavas calisiyor tabi ayni oyunda T&L 3dnow professional gibi zamaninin otesinde butun teknolojilere destek vardi.Carmack buyuk adam canim)

coppermine:
Amd athlon 1999 yilina ciktiginde herkes cok sasirdi.O zamana dek x86 islemcilerde intelde hizi bir islemci uretilememisti.Katmai cekirdekli p3 her test disiplininde gecildi.Bunun uzerine intel pek sallamdigi rakip firmaya ilk karsiligini verdi.Ve karsinizda coppermine p3.Coppermine ceirdekli pentium3 le birlikte intel mendocino celerondaki gibi l2 cacheyi islemci icine aldi.Tabii bunda islemcinin 0.18 micronla uretilmesinin buyuk payi var.Eskide buyuk l2 cacheler islemci cekirdegine sigmiyordu.
l2 cache islemci paketine dahil olunca boyutu biraz kirpilarak 256 kb ya indi .bu islemciye p3 e serisi adi verildi buradaki e 0.18 micron uretimi ve 256 kb onchip l2 cacheyi temsil ediyordu.(yalniz intel burada bir hata yapti bu yeni islemciler socket 370 icin uretlmislerdi fakat buna uygun bir intel chipseti yoktu.Intel bundan sonra i820 yi cakardiysada insanlar slotket adaptorlerle bx anakartlari kullanmaya devam ettiler.İ820 intelin basina bela oldu.Sonra cikan i815 le intel 133 mhz sdram destegi verbildi.)e seisi ciktiktan kisa bi sure sonra eb serileride cikti bu islemciler hem 0.18 micronluk uretime dolayisyla onchip l2 cacheye hem de 133 mhz fsb hizina sahiptiler.bu islemci familyasi 1133 mhz kadar cikti sonra yerini tualatin cekirdegine birakti

Tualatin:

coppermine cekirdegi ghz barajina geldiginde intel tualatn kod adli islemci familyasini cikardi.tualatinler hem celeron hem de p3 olarak uretildiler.Cekirde coppermine ile ayniydi fakat 0.13 micronla uretilmis ve daha az isiniyordu.Paketleme de degismis fcpga2 adli yeni bir paketleme sistemine gecilmisti.bu sayede islemcinin uzerinde koruyucu bir metal sapka kullanilmaya baslandi.tualatin p3 ler 133 fsb kullanarak 1.0 ghz ve 1.2 ghz arasi uretildiler.Ayrica hayrani oldugum hastasi oldugm p3s serisi de bu zamanda ortaya cikti p3 1.26s ve p3 1.13s 0.13 micron uretime ve 512 kbl2 cacheye sahiptiler ve es zamanli pentium4 lerden daha yuksek fiyatlara sahiptiler.Bu islemcilerin Turkiyede bulundugunu sanmiyorum.Neyse efendim tualatin p3lerde via apollo pro133+ ve i815 in yeni bir revizyonu ile kullanilabiliyorlardi.

pentium4 ailesi

williamette:williamettelerin iki cesidi uretildi socket 478 ve socket 423 olanlar bu iki islemcide 256 kb l2 cahceye 0.18 micron uretime sahipti.rakipleri amdlerden daha yavastilar 1.3-2.0 ghz frekanslarinda uretildiler.platform olarak 423 pinliler sadece i850 chipseli anakartlari.478 ler ise her turlu 478 lik anakarti kullanabiliyorlardi.bu islemciler 1.75 volt gerilim le calistigi icin bazi anakartlarda calismayabiliyorlar

Northwood

A.Efendim northwood acilisi 2.2 ghz frekansiyla yapti.Bu islemcinin belirgin iki farki vardi 0.13 micronla uretilmesi ve 512 kb l2 cache icermesi.bu islemciler p4 1.6A dan 200 mhz lik araliklarla p4 2.4 a ya kadar uzandi.Cok yuksek hizlara overclock edilmesiyle bilindi tum northwoodlar gibi.Platform i850 ve i845,i845d chipsetleriydi

B.Bu islemcinin farki 400 fsb yerine 533 fsb desteklemesiydi serinin son modeli olan p43.06 modelinde o zamana kadar xeonlarda olan ht destegi de aktiflesti.Platform olarak i850e i7205 i845pe kullanildi genelde.Saat hizlari 2.4-3.06 arasinda degisti

C.bunun da farki 533 yerine 800 fsb kullanilmasiydi.Ayrica ht destegi butun modellere yayildi.platform olarak i865pe i875p ve i848 chipsetlei ve turevleri kullanildi.Cok guzel ve saglam islemcilerdi.2.4-3.4 arasi modelleri vardi

prescott

Intel bu islemciyle beraber 90 nm uretim prosesine gecti.bu islemciyi northwooddan ayiran farklar ise 1 mb l2 cachesi sse3 uzantilari ve daha uzun ishatti oldu.Performans olarak c serisinden sonra pek bir sey basarmadiysada ucuzlugu takdir topladi.platform olarak i865pe i875p i915 ve i925 kullandi(hala da kullaniliyor)kendisi 2.4-3.6 ghz arasi uretildi.ayrica kendisine kisaca p4e denir.Tabi prescott cekirdegi tasiyan fakat ht desteklemeyen ve 133 fsb ile calisan bir de A serisi var A serisinde iki islemci bulunuyor bunlar p4 2.4 ve 2.8 baska a serisi presscott yok

Gallatin
Bu islemciler genelde p4 extreme edition adiyla biliniyorlar yani kisaca p4ee tabi baska lakaplarida var bu islemcinin ornegin extremely expensive veya emergncy edition da deniyor geyik olarak.Neyse aslinda bu islemci p4 etiketli bir xeon 512 kb l2 ye ek olarak bir de 2 mb l3 onbellek tasiyor.3.2-3.4.3.43 ve 3.73 ghz modelleri var bu islemci ailesinin.Palatform olarak 800 fsbliler i865pe ve i875p kullanabilirken(lga775 versiyonlari haric) 1066 fsb li vesiyonlar i925xe chipetini kullanma zorundalar

p4f
Bu islemcilerde emt64 komut setini destekleyen 2 mb l2 cacheye sahip prescottlar.Lga775 e takiliyorlar faat maalesef 1 mb cacheli prescottlardan 32 bit os larda yavaslar 64 bitte durum ne olur gorecegiz.

Amd

Amd k6

Amd k6 dan kisaca bahsedece olursak bu islemciler 300 ve 533 mhz arasi uretildiler genelde bilinen 2 ayri modeli vardir.k6-2 100 mhz fsb de calisan 0.25 mikronla uretilmis bir islemcidir.l2 cachesi islemciyle diger aygitlarin haberlestigi gibi haberlestigi icin performansi berbattir.Dandiklikte sinir tanimayan bir islemcidir.Vestelin sattigi pclerde bolca bulunurdu eskiden.Ote yandan k6-3 onchip 256 kb l2 cachesi sayesinde esdeger celeronlara toz yutturabilen guzel bir islemciydi yazik ki yayginlasmadi.Simdi gorulebildigi yerler eski notebooklar sadece.k6 platfom olarak eski socket7 leri ve super7 leri kulladilar.Ayrica k6 lar mmx e ek olarak 3dnow komut setini de kullaniyorlardi.Bu arada ilk cikan k6 modelleri 133-300 arasi uretilmisler ve sse komut seti yokmus

Athlon

Yil 1999 amd in yeni islemcisi cikiyor ve ortaligi karistiryordu.31 senedir gecilmeyen intel ilk defa gecilmisti.Buyuk bir merakla ortalik karisti.herkes bu yeni islemciyi merak ediyordu.neyse efendim 500 mhz lik pluto cekirdegi ortaya cikti.Pluto slot yapida bir islemciydi ve dec in alpha islemciler icin kullandigi ev6 veriyolunda calisiyordu.bu veriyolu her saat frekansinda 2 veri iletebildigi icin o zamanki en gelismis veiyoluydu.Pluto athon classic adiyla anildi 500-1.0 ghz arasi uretildi.platformlari via kx133 tu baska duzgun chipset yoktu maalesef.Athlon Classic SlotA (pluto) sadece 500, 550, 600, 650, 700, 750 Mhz hizlarinda uretildi.
daha sonra AMD Slot yapida Thunderbird’ler de uretti, 1GHz slot islemcilerin tamami Thunderbird’dir. Pluto islemciler ayni eski Pentium2 gibi pcb uzerinde cache baridiriyorlardi, bunun icin de cache hizlari 1:3 2:3 3:5 gibi oranlarda idi. Thunderbird slot islemcilerde ise cache on-die oldugundan hizi 1:1 idi.

Thundebird

ıntelin coppermine ile 0.18 mikron uretim surecine gecmesiyle amd de ayni yolu izledi ve ortaya thunderbird cikti.Nasil inteldeki slot1 socket 370 oldysa amd de slota socketa (socket462) oldu.bu islemci iki cesit olarak uretildi bunlardan ilki 100(200)mhz fsb kullaniyordu digeri ise thundebird c olarak adlandirilan 133 mhz (266)fsb kullaniyordu.Virtual cahnnel sd-ram ile bu islemciler rakibi intel p3 leri bayagi bi sollamislardi.Platform olarak via kt133 amd761 ali magik1 ve via kt266 kullaniyorlardi.Hizlari 700-1400 mhz arasi degisiyordu.(ilk thunderbird modelini tam olarak hatirlayamadim 600 luk bir modelde olabilir)Yaliz bu guzelin bir kusuru vardi.Bazen bu islemciler cayir cayir yanabiliyordu.Bu yuzden amd buyuk bi pazar kaybina ugradi.Ayrica bu islemcinin l2 cachesi alinarak ortaya duron adli islemci cikti ve oldukca buyuk bir gurultu kopardi.Celeron killer lakabi takilmisti kendisine.Ayica yazmaya gerek gormedim ama duron 100 mhz fsb ile ve thunderbird un calistigi anakartlarda calisyordu

palomino

Amd thunderbird cekirdeginin 1.4 ghz ler civarinda artik guvenli calisma sinirlarina geldiginin farina vardi.Athlon 1400 yaklasik p4 1.7 ayarinda performans veriyordu ama intel 2.0 ghz e ulasti.Tam bu sirada amd bombayi patlatarak polaminoyu cikardi bu islemciler 1333-1733 mhz aralarinda uretildiler.fakat amd bu islemcileri saat hizlarina gore degil performanslarina gore adlandirdi.Bu islemcilerin model numaralari ise 1500+(1333 mhz), 1600+(1400 mhz),1700+(1466 mhz),1800+(1533 mhz),1900+(1600 mhz),2000+(1666 mhz),2100(1733 mhz) olarak 0.18 micron teknolojisiyle uretildiler.2100 modeli 80 watt kadar guc cekip cok fazla isinan bir islemciydi.Bu arada amd nin kullandigi performance rating numaralndirmalari intel p4 e gore degil kendi islemcisi thunderbirde goredir.Ayrica bu islemciler pentium3 teki sse komutlarinida iceriyorlardi.thunderbirde e gore micromimaride degisiklikler yapilarak daha az isinmasi ve ayni saat hizinda daha fazla performans sunmasi icin tasarlandi.Platform olarak kt266 ve kt333 chipsetli anakartla kullanildilar

thoroughbred-a

Polamino 2100+ modelinden sonra piyasaya 0.13 micron teknolojisiyle uretilmis olan 2200+ cikti.bu islemci hem isinma sorununu cozmemis hem de daha yuksek hizlara cikamamisti.Fakat yinde 1800+ ,1900+ ,2000+ ,2100+ ve 2200+ modelleri uretildi.sonra yerini thoroughbred b ye birakti

Thoroughbred-b

thoroughbred-a buyuk bir hayal kirikligi *****ti intel 2533 mhz li en hizli islemciyle piyasadaydi 2002 yazinda.Ve sicak yaz gunlerinde birden 2600+ ve 2400+ goruldu.Amd deki muhendisler thoroughbred-a modelini revize ederek 2.0 ghz gibi hizlarin ustune cikrdilar.Amd birden one gecti bu islemciler 1700+,1800+,2000+,2200+,2400+,2600+ ve 2800+ olarak uetilmisler ve b serisi p4 leri geride birakmislardi.Ayrica serinin 1700+ ve 1800+ modelleri overclock icin bir efsane idiler.Ozellikle dlt3c kodlu olanlar hava sogutmayala 2.4 -2.6 ghz ler arasi calisabiliyorlardi.(benim islemcim dlt3c wpmw kodlu ve 2465 mhz de nefesi kesiliyor artik)platform olarak via kt333 kt400 ve nforce,nforce 2 chipsetleri kullanildi.Ayrica bu islemcileri carpan kilitleride yoktu

Barton

3.06 lik p4 un cikmasiyla birlikte amd thorughbred e 256 kb l2 cache ekleyerek yeni bir islemci *****ti.Bu islemcide kt400 kt333 ve nforce 2 chipsetli anakartlarada calisiyordu.Fakat bu islemci p4 3.06 ve c serisi p4ler kadar performans gosteremedi.Nedeni de cachenin artmasiana ragmen cache veriyolunun 64 bitte kalmasiydi.(p3-p4 256 bit)bu durum athlon64 le 128 bite gecilmesiyle biraz duzeldi.bartonlar 2500+(1833 mhz)-3200(2200) mhz arasi uretildiler 3200+ haric butun modeller 333 fsb liydi 3200+ 400 fsb ile calisiyordu

Duron

efendim ilk duron yukarida thunderbird te anlattigim gibi uretildi.thoroughbred ile uretimi durdurulmustu fakat amd gelismekte olan ulkelerden talep gelince thoroughbred b cekirdekinin l2 cachesini kirparak yeni bir duron *****ti.bu islemcide 1400-1800 mhz ler arasi uretildi.

yazimi burada noktaliyorum.athlon64 ve sempronlari anlatma geregi duymadim cunku zaten guncel islemciler olduklari icin aradiginiz bilgiye her zaman ulasabilirsiniz.

____________________
Not:Yazının aslı hardwaremania.com adresindedir.Orgasmico tarafından yazılmıştır. Edit Karaca

Bilgisayarda Ses Nasıl Çıkar ve Ses Sistemleri

July 31st, 2007 | 1 Comment | Posted in Bilgisayar Donanımı

SES KARTLARI

Ses kartları 4-5 yıl öncesine kadar bir sistemin ana bileşenleri arasında yer almıyordu.Çünkü o zamanlarda ses kartı biraz da lüks olarak görülüyordu.Bunun nedeni ise ses kartından faydalanılacak fazla bir kullanım alanının olmayışıydı.Ama artık multimedia sistemlerinin yaygınlaşmasıyla ses kartsız bir sisteme rastlamak imkansız hale geldi.

Peki nedir ses kartı?

Adından da anlaşılacağı gibi bilgisayarda çeşitli seslerin üretilmesini ve çıkarılmasını sağlayan donanım parçasıdır. Ses kartlarında DAC(dijital analog çevirici) ve ADC(analog dijital çevirici) devreler bulunur. Bu devreler ses kartının ses sentezi ile elde edemediği seslerin elde edilmesinde görev yaparlar. Standart bir ses kartında; hoparlör çıkışı,line in girişi,line out çıkışı ve mikrofon girişi vardır. Hoparlör çıkışından daha güçlü bir ses çıkışı elde etmek istenirse ses kartı ile beraber gelen hoparlörlerin dışında müzik setine yada anfili hoparlörler bağlanabilir. Line out çıkışı ise hemen hemen hoparlör çıkışı ile aynı görevi görür. Ancak bir farkla;hoparlör çıkışı ses kartının üzerindeki güçlendiriciyi kullanırken,line out çıkışı ses güçlendirme işlemini çıkışın bağlı olduğu hoparlöre bırakır. Piyasada satılan birçok ses sisteminde ses kuvvetlendiriciler hoparlörlerin üzerinde bulunur. Tabii bu tür ses sistemleri diğerlerine göre daha iyi sonuç verirler. Mikrofon girişi ise bağlanılacak bir mikrofonla gerek sadece bir anfi görevi görerek sesin hoparlörden duyulmasına ve gerekse de sesi bilgisayara kaydetmeye yarar. Yani bir müzik setinde kullanılan mikrofon girişinden hiçbir farkı yoktur. Diğer bir giriş olan line in girişi sayesinde ise müzik setinden yada bir enstrümandan alınabilecek çıkışı bilgisayara aktarıp,kaydedebilir ve yazılım desteğiyle üzerinde oynamalar yapıp,efektler verilebilir.

Ses Kartlarının Kullanım Alanları:

Ses kartlarının yaygınlaşmasında şüphesiz en büyük pay oyunların olmuştur. Çünkü sesin en fazla işe yarayacağı alan multimedia uygulamalarıdır. Günümüzde en yaygın olarak kullanılan multimedia uygulamaları olarak tanımlanabilecek uygulamalar da oyunlardır. Oyunların ortaya çıktıkları ilk zamanlarda grafik görüntüler bile yokken, son on yıl içinde ses vazgeçilmez bir unsur oldu. Oyunlarda sesin kullanılmaya başlandığı ilk zamanlarda ses çıkışı olarak bilgisayar kasası içindeki hoparlör kullanılırdı.Zamanla ses kartlarının kullanılmaya başlanmasıyla daha kaliteli ve güçlü sesler üretilebildi. Böylece oyunlarda ses kartı kullanımı başladı.

Tabii ses kartı kullanımı artık oyunlarla sınırlı değil.Günümüzde bilgisayarda Tv izlemek, radyo ve müzik cdleri dinleyebilmek, VCD izleyebilmek için ses kartına ihtiyaç duyulmaktadır. Bunların dışında yazılım desteğiyle programlar ses komutlarıyla çalıştırabilmektedir.

Ses Kartı Standartları:

Ses kartı teknolojilerinin gelişimi sırasında standartlar konusunda uzun süreli sorunlar yaşandı. Her standart sorununun çözümünde olduğu gibi piyasadaki en etkili firmanın ürünü standart kabul edildi. AdLib ses kartı en eski ses kartı olduğundan piyasadaki tüm programların çoğu bu kartı destekliyordu. Ancak kartın sadece 11 sesi vardı ve örnekleme yeteneğine sahip değildi. Bu nedenle çok fonksiyonlu bir kart değildi. Piyasada AdLib uyumlu kartların daha rağbet gördüğü dönemde Creative Labs. C.L firmasının ürettiği Sound Blaster ses kartları AdLib kartını taklit edebildiği gibi 44 KHz’e kadar çıkabilen bir örnekleme kanalıyla desteklenmişti. Bu nedenle piyasadaki oyun ve multimedia ürünleri sunan tüm firmalar tarafından desteklendiği için Sound Blaster markası ses kartı ile eş anlamlı hale geldi. Daha Windows 95 piyasada yokken bunun önemi çok büyüktü. Çünkü o zamanlardaki uygulamaların hemen hemen hepsi sadece Sound Blaster markasını destekliyordu. Bu durum Windows 95’in gelmesiyle kısmen düzeldi. Windows 95’in kullandığı multimedia bileşeni DirectX ve onun sürücüleri sayesinde Sound Blaster dışındaki ses kartlarının da multimedia uygulamalarında kullanımına olanak verilmiş oldu. Ancak bu kartların Windows 95 uyumlu olması sorunsuz kullanım için temel şarttı. Yani DOS ortamı üzerinde bir uygulama çalıştırmak istendiğinde Windows sorun çıkarabiliyordu. Bu durum üzerine piyasadaki (örneğin Ensoniq ) diğer firmalar Windows ortamında çalışırken Windows’un DirectX sürücülerini kullanıp,DOS ortamında bir kullanım gerektiğinde kartın üzerindeki başka bir donanım özelliğini devreye sokarak Sound Blaster gibi yapabilen kartlar ürettiler. Ancak bu kartlar problemi büyük ölçüde halledebilmelerine rağmen sistem kaynaklarını aşırı tüketip başka problemlere yol açabiliyordu.

Günümüzde de halen Creative firması standartları belirlemeye devam etmektedir. Her ne kadar Aureal firması Vortex ses işlemcisi ile 3D ses konusunda iki yıl boyunca piyasaya hakim olsa da, 1998 yazında PCI veriyolu,3D ses özelliği ve dijital I/O fonksiyonlarıyla piyasaya sürülen Creative Sound Blaster Live! ses kartının piyasaya sürülmesiyle Creative bir kez daha standartları belirlemiş oldu.

Sonuç olarak piyasada hakimiyetini kanıtlamış ürünlerle uyumluluk problemleri yaşamamak için özel bir amaç olmadığı sürece standartların dışına çıkılmaması tavsiye edilir.

Ses ve Ses Sentezi:

Ses kartları hakkında verilen bu bilgiler dışında bir ses kartının sesi nasıl ürettiği yada işlediği gibi bilgiler de gereklidir.

Bilindiği gibi ses, basıncı değişen dalgaların birleşimi olarak tanımlanabilir. Bu basınç ise insanlar tarafından yada enstrümanlar ile oluşturulur. Ses kartlarının temel amacı da bu sesi kaydetmek ve daha sonra istendiğinde tekrar kullanıcıya dinletebilmektir. Sesi üretmenin ise 3 farklı metodu vardır. Bunlar:

1)Örnekleme(sampling)

2)FM Sentezi(synthesis)

3)Dalga Tablosu Sentezi(wavetable synthesis)

1)Örnekleme(sampling):Ses kartının bir sesi kullanabilmesi için sesi analog formdan dijital forma (diğer bir deyişle bitlere) dönüştürmesi gerekir. Bu işlemde sinyal bir saniye içersinde bir çok kez örneklenir ve dalganın yüksekliği kaydedilir. Bu bilgiler yeterli olmazsa tekrar örnekleme alınabilir. Daha fazla örnek alma üretilen sinyalin kalitesini arttıracağından doğal olarak üretilen sesin kalitesi de yüksek olacaktır.

2)FM Sentezi(synthesis):Bilgisayara bir sesi kaydederken örnekleme ile yüksek ses kalitesi elde edilebilir. Ancak tamamen farklı sesler üretmek için FM sentezi kullanılmak zorundadır. FM sentezinin amacı bir müzik enstrümanının sesini(daha doğrusu dalga formunu) yükselme(attack),düşüş(decay),durağan devre(sustain),azalma(release) şeklinde ifade etmektir. Bu ifadeler ADRS eğrisinin bölümlerini oluşturur. Bu bölümler sesin ritmine ve rengine göre sürekli periyotlar halinde tekrarlanabilirler. Zaten ses kartının sesleri örneklemesini ve kopyalayabilmesini sağlayan bu özelliktir.

3)Dalga Tablosu(wavetable): Dalga tabloları da sesi kodlamanın oldukça kolay bir yoludur ve örneklenen dosyanın boyutundan çok daha az olarak müzik dosyaları oluşturulmasını sağlar. Bu sistemi kullanan ses kartlarında ilk işlem sesin sayısallaştırılmasıdır. (çünkü bilgisayar sayısal verileri işleyebilir) Sayısal ortama geçirilen sesin zaman dağılım grafiği çıkartılır. Ses kartı çıkarılan bu grafiği örnek alarak basit hesaplamalarla diğer sesleri üretir. Fakat ADRS özelliğinden dolayı üretilen sesler aslından biraz farklı olur. Bazı ses kartları bu sorunu tüm enstrümanların dalga formlarını kartın üzerindeki bir Rom’da saklayarak giderirler. Ancak bu tür ses kartları bu özelliklerinden dolayı pahalıdırlar.

SES KARTI KARAKTERİSTİKLERİ:

Uyumluluk:Sound Blaster en yaygın kullanılan ve hemen hemen tüm yazılımlar tarafından tanınan bir ses kartı formudur. Sound Blaster uyumlu ses kartları ses özelliği taşıyan tüm yazılımlarda çalışır. Sound Blaster uyumluluğunun dışında ses kartları; ses dosyalarını çalmayı ve diğer işlevleri yerine getirmek için MPC(IBM tarafından geliştirilen Multimedia Personal Computer),Level2,Level3 standartlarına da sahip olabilirler.

Kullanılan Ses Sayısı:Ses kartının kalitesi çıkarabildiği veya üretebildiği ses kalitesiyle yani ses kartının örnekleme yeteneğiyle doğru orantılıdır. Ses kartları 8 bit,16 bit ve 32 bit gibi örnekleme özelliğine sahip olabilirler. Örneğin 8 bitlik bir örnekleme çok basit oyun ve müzik dosyalarını çalıştırmakta yeterli olabilir. Ancak kaliteli bir ses çıkışı için en azından 16 bitlik bir ses kartına sahip olunması gerekir. Bilgisayarla müzik üzerinde çalışanlar içinde en azından 32 bitlik bir ses kartı gereklidir.

Veri Sıkıştırma Özelliği:Sesin kalitesi arttıkça yapılan kaydın boyutu da büyüyecektir. Bu nedenle sesin kalitesini bozmadan uygun bir biçimde sıkıştırılması gerekmektedir. DSP(Digital Signal Processor) ses kayıtlarındaki gürültü ve paraziti filtreleme ve sıkıştırma işlemleri için tasarlanmıştır. Bu sayede bu işlemlerin yükü bilgisayar üzerinden alınmış olur.

IRQ ve DMA: Birçok ses kartı kesmeler(interrupt) ile çalıştırılır. Ancak hem ses hem de görüntü kayıt etmek istediğimizde bu kesmeler yeterli olmayıp çakışabilirler. Bu nedenle kesmeler ile çalışmayan ses kartları tercih edilir. Bu ses kartları DMA(doğrudan bellek erişimi) ile çalışır. Bu ses kartları DMA kanallarını kullanarak çok hızlı veri aktarımı yapabilmektedirler. Örneğin Sound Blaster 16 ses kartı 3 adet I/O adresine,2 DMA kanalına ve 1 IRQ’ ya ihtiyaç duymaktadır.

SES KARTI YAZILIMLARI

Ses kartlarının performansını yazılım desteğiyle de arttırmak mümkündür. Örneğin Wavetable örnekleme sistemini kullanan bir ses kartında wave editörlerini kullanarak örneklenmiş sesler üzerinde sınırsızca oynamalar yapabilir, efektler eklenebilir. Bu yazılımların en önemli kriterleri fonksiyonlarının çeşitliliği,sonucun akustik kalitesi ve hızdır. Diğer önemli kriterlerden biri de programın kullanıcı arayüzü; çünkü harika efektler,hız ve fonksiyonlar eğer rahat kullanılamıyorsa pek işe yaramamaktadır. Seslerle uğraşırken en küçük bir ses dalgası üzerinde bile rahatça çalışabilmek için iyi bir zoom ve seçme fonksiyonları olması bu programlar için en önemli özelliklerdir.

ÇOK ÇIKIŞLI SES KARTI STANDARTLARI

3D Audio nedir? :

Günümüzde gerek ses kartlarında gerek hoparlör sistemlerinde 3D ses kavramıyla ve bunun yanısıra Surround Sound,Dolby Digital(AC-3), Dolby Surround,Dolby Surround ProLogic gibi terimlerle pek sık karşılaşılmaktadır. Ses kartı ve hoparlör sistemlerindeki gelişmeler filmlerde ve oyunlarda üç boyutlu ses algılamasını gerçeğe çok yakın bir şekilde yaşatmayı amaçlamaktadır. Gerçek dünyada insan kulağı sesleri her yönden algılayabilmektedir. İşte ses sistemlerinde bu olaya “3D Audio” yani 3 boyutlu ses denmektedir. Gerçek bir 3D sisteminde yukarıdan,aşağıdan,arkadan,ileriden gelen sesler mesafe ayırımı ile hissedilebilir. Bu ayırımı belirtmek için “konumsal 3D ses” (positional 3D sound) ifadesi kullanılır. Ancak sesi kullanıcının etrafındaki çeşitli kaynaklara dağıtmak yeterli değildir. Ekrandaki ses kaynağı nesnelerle etkileşime geçtikçe ses bir konumdan diğerine geçer. Ancak ses bulunduğumuz ortamda yer değiştirir,bir hoparlörden diğerine hemen atlamaz. İşte konumsal 3D ses ile “surround sound” arasındaki fark budur. Kullanıcı sesin hoparlörden çıktığını algılamaz,ses bulunduğu ortamda noktasal olarak değil,tümüyle çevresini sarar.

Geliştirilmiş Stereo :Çift hoparlörlü klasik stereo ses teknolojisi 1950’lerde geliştirildi ve o zamandan beri dinleyicinin algıladığı akustik ses alanı (ses etki alanı-sound stage) sınırlı kaldı. Stereo’nun diğer bir sorunu da kullanıcının en iyi sesi dinleyebilmesi için “sweet spot” denen, hoparlörleri belirli bir konumda tutması zorunluluğuydu. Ses etki alanını ve sweet spot’u genişletmek için gecikmeler(delay),ses filtreleri,baz ve tiz efektleri gibi pek çok teknik kullanıldı. SRS,QSound,PHILIPS,Power Technology, Spatializier gibi pek çok firma daha karmaşık algoritmalar kullanarak ses etki alanını daha da geliştirmeye çalıştı: stereo sesi geliştirmek için çeşitli donanım ve yazılım çözümleri geliştirildi,bunların bir kısmı ses kartlarına eklendi veya Winamp gibi Mp3 çalıcılar için plug-in’ler çıkarıldı. Ancak sonuçta stereo sinyaller söz konusu olduğundan ses etki alanını genişletme çabaları bir sınıra dayandı ve konumsal efektler uygulanamadı.

Surround Sound :PC’lerde kullanılan Dolby Sound,Dolby Digital (AC-3) ve DTS olmak üzere 3 temel surround sound formatı var. Bunlardan Dolby Surround en eski olanı ve dört kanal ses içeriyor. Dolby Digital ve DTS ise altı kanal ses içeriyor. Dolby Surround ses kayıtları yapılırken dört kanallı(sol,merkez,sağ ve surround) ses bilgisi iki kanallı stereo sinyaline indirgenerek şifrelenir. Merkez kanal bilgileri sol ve sağ kanallara eşit ölçüde dağıtılır; surround sound ise birbirine göre 180 derecelik faz farkıyla iki parçaya bölünür; parçalardan biri stereo sinyalinin sol kanalına,diğeri sağ kanalına eklenir. Dolby Surround kayıtlı ses iki hoparlörlü bir sistemde dinlenirse sesteki surround bilgileri bu şekilde iki hoparlöre dağılmış olur ve 4 kanaldan iki kanala indirgeme yapıldığından normal stereo kayda göre daha zengin bir ses elde edilmiş olur. Dolby ProLogic ses sistemleri ise 4 veya merkez hoparlör eklenerek 5 hoparlörlü olabilir; 5 hoparlörlü olanlar tavsiye edilir. Burada surround kanalı mono kaydedilmiştir. Ama her iki arka hoparlöre de dağıtıldığından önceki sol,sağ ve merkez hoparlörlerle birlikte sesin zenginliğini arttırır. Bazı ses kartlarında bu sinyaller ayrıca işlenerek, 5’ten az hoparlör içeren sistemlerde merkez ve surround hoparlörleri simüle edilebilir. Bu işleme “virtualization” denir ve bazı ürünlerde virtual 3D olarak geçer.

Kısacası Dolby Surround genelde sese ambiyans katmak için kullanılır. Öte yandan avantajı, iki kanal üzerinden dağıtıldığı için herhangi bir ses kartına ProLogic destekli bir ev hoparlör sistemi takarak surround efektleri hissedebilmenizdir. Ayrıca çoğu film ve oyunun sesleri Dolby Surround olarak kaydedilmektedir.

Gerçek Surround : Dolby Surround’un aksine Dolby Digital ve DTS seste tüm kanallar ayrı ayrı saklanır; bu da sesin daha hassas bir netlikte konumlanmasını sağlar. Her iki format da sinema salonlarında yaygın bir şekilde kullanılır.(DTS: Digital Theatre Systems) Sıkıştırma ve çözme algoritmaları çok karmaşık olduğundan bu ses formatlarının etkileşimli oyunlarda kullanmak şimdilik mümkün değildir. Oyunlarda kullanıcı etkileşimiyle çıkan seslerin anında bu formatlarda elde edilip verilmesi için bugünkünden çok daha performanslı sistemler gerekir. Bu yüzden Dolby Digital ve DTS önceden elde edilmiş halde sinema filmlerinde kullanılır. Dolby Digital DVD ‘nin resmi ses formatıdır. DTS ise DVD ses formatına bir alternatif olarak geliştirildiği gibi çok kanallı müzik cd lerinde de kullanılmaktadır. Dolby Digital ve DTS de sol,merkez ve sağ kanallara ek olarak birbirinden tamamen ayrı sol ve sağ surround(arka) ses kanalları ve düşük frekanslı bir efekt(subwoofer) kanalı bulunur. Zaten bu düşük frekanslı kanal nedeniyle bu ses sisteminde kanal sayısı “+1” olarak gösterilir. Bu kanal 120 Hz’e kadar sesleri verir. Tüm 20 Hz-20 KHz ses aralığını vermez. Her iki format da “kayıplı”veri sıkıştırma algoritmaları kullanır; dosya boyutunu sınırlamak için “algılanamayan” ses bilgileri devre dışı bırakılır. Hangi formatın daha iyi olduğu hep tartışılan bir konudur. Dolby Digital’in sıkıştırma sistemi olan AC-3, DTS den daha kayıplıdır. Ancak çoğu dinleyici cd kalitesini aşan bu seslerdeki farkı algılayamayacağı gibi 6 kanallı hoparlör sistemleri de algılanan ses kalitesini de oldukça arttırır. PC’den çok kanallı Dolby Digital veya DTS ses alabilmek için AC-3 veya DTS bağlantısını (pass-through) destekleyen, S/PDIF çıkışlı bir ses kartının olması gerekir. Bu S/PDIF çıkışta 6 hoparlör çıkışı olan bir decodere bağlanmalıdır. Bazı ses kartları Dolby Digital sesi çözüp “downmix” ederek, yani indirgeyerek stereo veya quadro analog çıkışlarını verebilirler. Burada kayıp kanal sesi de ses kartı tarafından bir şekilde emüle edilerek diğer kanallara eklenir. Gelecekteki ses kartlarında S/PDIF yerine 6 çıkış olması da beklenebilir.

Direct Sound 3D :Sesleri 3 boyutlu bir ortamda konumlandırmak için çok çeşitli yollar vardır. Microsoft, klasik eğilimini bırakarak Direct Sound 3D (DS3D) 5.0 sürümünde yazılım geliştiricilerine hangi yöntemi kullanacakları konusunda baskı bulunmamıştır. DS3D, oyunların doğrudan Pc donanımını adreslemesini sağlayan DirectX API sinin bir bileşenidir. Oyun geliştiricileri ilave kodları belirli bir yönteme göre yazarak DS3D yi genişletip bu ilave kodların belirli ses kartları tarafından kullanılabilmesini sağlayabilirler. Oyun programcıları DS3D kullanarak oyunlarındaki ses kaynaklarının ve kullanıcının konumlarını x,y ve z koordinatlarında belirlerler. Kullanıcının oyunda ne yöne baktığı,ses kaynaklarının hızları,sesin yayılma yöntemi gibi faktörler de programcılar tarafından tanımlanır. DS3D uyumlu bir ses kartı varsa bu parametreleri okuyabilir ve ses çıktısını faklı hoparlör sayısına sahip ses sistemlerine göre render etmek(son haline getirmek) için kartı geliştirenlerin seçtiği bir yöntemi kullanabilir.

DS3D destekli bir ses kartı yoksa, render işlemi donanımdan yapılamaz. DirectX ile gelen DS3D ile yani yazılım desteğiyle yapılır. Tabii yazılımdan DS3D desteği çok işlemci gücü tüketir ve sonuç donanım desteğindeki kadar parlak olmaz. Yine de DS3D oldukça verimli bir 3D render algoritması; ayrıca kullanıcının kafa konumunu dikkate alan yüksek kaliteli HRTF algoritmalarını da kullanır. HRTF (Head Related Transfer Functions) ses konumlarını daha iyi algılamamızı sağlayan matematiksel modellerdir. Bu modellerde iki kulağın konumundan ve bir kaynaktan gelen sesi farklı sürelerde algılamasından, omuz ve baş yapısının ses dağılımı üzerindeki etkilerine kadar pek çok detay dikkate alınmıştır. DirectX 7.0 sürümüyle birlikte donanımdan ses yönetimi özelliği gelmiştir. Bu özellik sayesinde uygulamalar(oyunlar) ses kartının aynı anda render edilebileceği 3D ses nesnesi sayısını belirleyebilir ve kaynakları buna göre atayabilir. Bu önemli bir konudur;çünkü ses kartı belirli sayıdan fazla sesi render edemeyecekse render etme işlemi CPU nun üzerine biner ve bu sesler CPU dan düz stereo ya çevrilir. Ses yönetimi sayesinde oyun geliştiriciler sayesinde seslere bir önem sırası verebilirler. Böylece önemli sesler ses kartı tarafından kaliteli 3D render işlemine tabi tutulur, önemsiz olanların yükü CPU ya aktarılır. Kısacası DS3D zengin özellikleri sayesinde 3D ses desteği olan oyunların sayısının artmasını sağlamıştır.

EAX :Creative SB Live! ses kartları ile ilk kez duyduğumuz EAX (Environmental AudioExtensions) önceleri DS3D’ ye reverb (yankı) efektleri veren basit bir teknolojiydi. Reverb ortamları birbirinden ayırmamızı sağlar. DS3D de bu efektler olmadığından EAX 1.0 sürümüne, DS3D ses nesnelerine uygulanabilecek 26 reverb efekti kondu.Ne kadar reverb kullanılacağı ise ses kaynağının mesafesindeki değişiklikleri yansıtacak şekilde otomatik ayarlanabiliyordu. SB Live! ses kartları bu efektleri gerçek zamanlı olarak donanımdan render ederek 2 veya 4 hoparlöre (veya kulaklığa)gönderebilir. EAX 2.0’ a ise “obstruction” ve “occlusion” desteği eklendi. Yani ses kaynağı bir duvarın veya nesnenin arkasından geçerken sesin gerçekte olduğu gibi o esnada daha boğuk çıkması sağlandı. Bu sürümde reverb efektleri de geliştirildi ve yansımalar gerçeğe daha yakın oldu. Bu yıl çıkması beklenen EAX 3.0 sürümünde ise ortamlar arasında geçiş yapma (“morph”) özelliği sağlanıp,ses yansımaları daha da iyileşecektir. Bu nedenle de EAX formatını çok sayıda oyun desteklemektedir. Ayrıca Creative dışında Sensaura ve Qsound gibi ses kartı donanımı üreticileri de EAX 1.0 ve 2.0 sürümlerini desteklemektedir.

A3D :EAX çok popüler olmasına karşın gerçek dünyaya uygun olmaktan çok sinemadaki gibi abartılı efektler yaratıyor. EAX ın rakibi olan A3D teknolojisinde ise tamamen matematiksel bir yaklaşımla mümkün olduğunca gerçeğe yakın efektler sağlanmaya çalışılıyor. Aureal firmasının geliştirdiği A3D 2.0 API si oyun haritalarının geometrisini analiz ederek dalga izleme yöntemiyle ses yansımaları (veya engelle karşılaştığında boğulması) ile ilgili hesapları gerçek zamanlı olarak yapıyor. Tabii bu da büyük bir hesaplama gücü gerektiriyor. A3D 2.0 API sinde 16 3D sesi ve 60 yansımayı aynı anda render edebiliyor. (yansımaların olmadığı DS3D oyunlarında 76 3D ses kullanılabiliyor) A3D 3.0 ise geometri tabanlı reverb efektleri, Dolby Digital ve Mp3 çözme yeteneği içeriyor. A3D 3.0 aynı zamanda gerçek noktasal ses kaynakları(yani noktasal hoparlörler) tarafından verilemeyecek kadar geniş hacimli olan “volümetrik” ses kaynaklarını (örneğin geniş bir kalabalıktan çıkan alkış sesi)destekliyor. Ayrıca işlenen sesin çıktısı 2 veya 4 hoparlörlü sistemlere veya kulaklığa gönderilebiliyor.

Sensaura :Sensaura ‘nın kullandığı MultiDrive algoritması HRTF tekniklerini kullanıyor ve dört hoparlördeki sesleri birbirine karıştırmıyor. Sensaura firması iki kulaktan her birine gelen ses sinyalleri arasındaki zaman farkının ses şiddetindeki farklılıktan daha önemli olduğunu savunuyor. Sensaura a göre ses “sweet spot” adı verilen konumu dışına çıkmışsa her hoparlörden gelen sesteki gecikme yanlış bir etki yaratıyor. Sensaura ayrıca iki hoparlör ve kulaklık içinde 3D algoritmaları geliştiriyor. Örneğin MacroFX algoritması kullanıcıya çok yakın kaynaklarını(kulağın dibindeki fısıltı gibi) modelliyor. ZoomFX geniş hacimli(volümetrik) ses kaynaklarından gelen sesi modelliyor. EnvironmentFX ise EAX 2.0 ve API leri ile uyumlu reverb efektleri yaratıyor. Sensaura nın 3D ses teknolojisi kullanan firmalar arasında Diamond,Guillemont,Terratec ve yamaha gösterilebilir.

Q3D :Qsound kurucuları ses kayıt mühendisleri Aureal gibi matematik kökenli firmaların aksine algoritmalarını geliştirmek için kapsamlı dinleme testleri yapmış bir firmadır. Q3D teknolojisi Sega, Dreamcast oyun konsollarında, Axtech, Addonics ve Hoontech ses kartlarında kullanılmaktadır.

I3DL2 : Bu standart Interactive ve Audio Special Interest Group (IASIG) adı verilen bir grup tarafından kabul edilebilir minimum 3D ses özelliklerini belirlemek amacıyla “Etkileşimli 3D Ses Render Kuralları” (I3DL) adı verilerek yayınlandı. Bu standart sonradan geliştirilerek I3DL2 (Interactive 3D Level 2)adını aldı. Bu standardın oluşumunda hemen hemen piyasadaki tüm firmalar rol oynasa da, daha çok EAX a dayalı bir standart olduğu söylenebilir. Bu standart da EAX gibi reverb,occlusion ve obstruction efektlerini kullanabilmektedir

HRTF :HRTF (Head Related Transfer Functions – Kafayla İlgili Transfer İşlemleri) aslında bir 3D ses teknolojisi değil bir dizi ses filtresidir. “Gerçek dünyada sadece iki kulağımızla sesleri 3 boyutlu duyuyorsak neden iki hoparlörde de aynı etki yaratılmasın” diye düşünen Central Research Lab(CRL) tarafından geliştirilmiştir. Çoklu hoparlörlere de uygulanıyor ama asıl etki alanı stereo hoparlör ve kulaklıklardır. HRTF teknolojisinde kafanın da bir engel oluşturduğu (ses sol kanaldan geliyorsa sağ kulağa yada tersi); bir ses sinyalinin sağ ve sol kulağa farklı sürelerde ulaştığı,kulak yapısı,omuz ve gövdeden ses yansımaları,odadaki yansımalar,psikolojik etkiler
(örneğin köpek havlıyorsa otomatikman sesin aşağıdan geldiğine, helikopter sesi ise yukarıdan geldiğine koşullanırız.) gibi pek çok faktör dikkate alınarak karışık bir algoritmayla filtreler uygulanıyor. Yine iki hoparlöre göre düşünülmüş bir sistem olduğundan HRTF, diğer 3D ses API (uygulama geliştirme arabirimi) leri kadar etkili değildir. Ancak bunlarla birlikte de kullanılabilir.

Günümüzde ses kartlarında kullanılan bu standartlar arasında seçim yapılamamaktadır. Çünkü kullanıcıların zevkleri değişken olduğundan test editörleri de belirli bir standart üzerinde birleşememektedirler. Ancak EAX birçok oyun tarafından desteklendiği için çok popüler olmaktadır.

HOPARLÖRLER

İyi bir ses kartı kadar,ses kartının performansından en yüksek seviyede yararlanıp çıkış verebilen hoparlör sistemleri de önemlidir. (iyi bir ses kartı düşük performanslı bir hoparlörle çalıştırılırsa alınan çıkışın kalitesi de doğal olarak düşük olacaktır.)

Örneğin günümüzde 4 çıkışlı veya dijital çıkışlı ses kartlarında pre-amfi bulunmamaktadır. Dolayısıyla sesin kalitesi ve gücü kullanılan hoparlörün gücü ve kalitesiyle doğru orantılıdır.

Ayrıca gelecekte ses kartlarının tüm 3D teknolojilerini içereceğini varsayarak iyi bir hoparlör setine sahip olunması gereklidir. Ses kartı alırken de 3D teknolojisinin yanı sıra bağlantı özelliklerine bakılması gerekmektedir.

ÖNEMLİ TERİMLER VE FONKSİYON GRUPLARI

Volume levels:Ses dosyasının genel olarak sesini yükseltmek ya da azaltmak.

Fade in/fade out:Sesin yavaşça açılması yada kapatılmasıyla elde edilen efekt.

Compression:Ses datalarının volume ayarlarının belirlenmiş ölçekler arasına sıkıştırılması.

Equalizer:Belirli frekans aralıklarındaki seslerin ayarlarıyla birbirinden ayrı olarak oynama.

Echo,Reverb:Sese eko ekleme.

Hall:Sesin büyük bir salonda çalınıyormuş gibi verilmesi efekti.

Relay:Sesin belirlenen aralıklarda belirlenen kere tekrarlanması.

Not: ALINTIDIR..

USB Nedir? Bağlantı Şeması Hakkında Bilgiler

July 31st, 2007 | No Comments | Posted in Bilgisayar Donanımı

USB Bağlantı Şeması USB Nedir?

Universal Serial Bus (USB) Evrensel seri yolu, bilgisayar ve telekominikasyon endüstrisinde geliştirilmiş, iletişim standartlarında yeni bir bağlantı şeklidir. Amacı, geleneksel seri ve paralel portların yerini almak ve işi evrenselleştirmektir. Bir çok PC ve Mac bilgisayarlar, artık USB’ siz üretilmemektedir. Çevre birimleri de aynı şekilde USB destekli üretilmektedir. USB, bağlandığı alete güç verir. USB, 12 Mbit/s ve 1.5 Mbit/s data transfer hızı sağlar. USB, PC’ leri birbirine hızlı bağlamak için kullanılmaz, ama, küçük çapta şebeke ortamı kurmak için bazı ürünler çıkarılmıştır.USB, ana bilgisayar ile çevre birimleri arasında güçlü, bilgisayar çalışırken takıp çıkartabileceğiniz, “gerçek plug-and-play” arayüzü sağlar.Bunlar; klavye, fare, oyun çubuğu, telefon, tarayıcı, yazıcı, güvenlik dangılı, mikrofon, hoperlör, disket sürücü kamera, modem, CD-ROM sürücü vb. olabilir.

USB ilkel çevre bağlantı teknolojisini geliştirmek için icat edilmiştir. Avantajları şunlardır:

  • Bilgisayarı kapatmnız gerekmez (Önemli bir avantaj)
  • Kasayı açmanız gerekmez
  • Kart takma yok
  • Çakışma yok
  • Kilitlenme yok
  • Sürücü yüklemeye gerek kalmaz (bazılarında bir seferlik yükleme yapılır).

İlaveten

  • “tiered-star hub” şebeke yapısı, her bilgisayara 127′ ye kadar alet bağlanmasına izin verir
  • İki giriş imkânı sunar
  • Bazı aletler voltajını buradan alır
  • Çift data hızı uygular: saniyede 1.5 ve 12 megabit (Mbps)
  • Performansı 12 Mbps ‘ e kadar ulaşabilir.
  • İhtiyaç duyuldukça sürücüler, otomatik olarak yüklenir veya bırakılır.

USB aletleri iki tip fiş kullanır. Tip A ve Tip B:

Soldaki uç Bilgisayara, sağdaki ise çevre birimlerine takılır. Her iki konektörde, 4 uçludur. İkisi Voltaj, ikisi de data içindir.

 Not: Alıntıdır..

Overclock Nedir? Ne işe yarar? Nasıl Yapılır?

July 31st, 2007 | No Comments | Posted in Bilgisayar Donanımı

Overclock Nedir?

Bilgisayar sisteminin herhangi bir parçasının üzerinde belirtildiği hızdan daha yüksek bir hızda çalıştırılmasına overclocking diyoruz. yani standart hızın üstüne çıkma olayı. Ben buna hızda zirve noktası diyorum.

Overclock Uygulamalarında nelere dikat edilmelidir?
Overclock ugulama esnasında ilk önce sistem pürzsüz çalışmalı yani stabil. güç kaynağı (sup) kaliteli olmalıdır. kalitesiz güç kaynağı olmamalıdır. soğutma ise mükemel olmalı çünki ekstra bir hız elde ediceğimiz için sistem ısnacak.

Overclock uygulamalrı hangi donanım üzerinde gerçekleştirebilirim?
Ekstra hız sağlıyan tüm ürünlerde uygulama yapılabilir örnek ekran kartı işlemci hafıza ürünleri vs..

Overclock Uygulamalarında ben acemiyim yaparsam sisteme zarar verebilirmiyim?
Sistemini bilmeyen ve overlock mantığını anlamayanlara asla önermiyoruz. çünki hata yapma riski çoktur vede yapacağı nerdeyse garantilidir. Tavsiyem çok okusun vede mantığını anlasın.

Overclock Uygulamalarında yapılırken hangi bilgye sahip olmalıyım?
ilk önce sistem overlock özeliğini sağlıyan teknolojiye sahip olduğunu bilinmesi ve ürünün kapesitesinide bilmesi çünki kapesite dışında hız vermeye kalkarsa sistem zarar görme ihtimali yükselebilir örnek bir ekran kartının overlock yaparken fazla güç verirse hızda ürününün çöplük olma ihtimali yüksek olabilir. Cpu overclock ise bioas bilgisine ihtiyaç vardır. Bios yeterince bilmelidir. ram meselside öyle.

Overclock Uygulamalarında soğutma.
en önemli unsurlardan biridir soğutma iyi değilse uygulama yapılmamalıdır. bunun için piyasada çeşitli ürünler soğutucular ve malzemeleri mevcud teğmin edilmelidir. Macun dediğimiz işlemci ile soğutucu arsındaki teması sağlayan sıvı bir maddedir. overlock yapacak kişilerin bunlara dikat etmeleridir. macun beli bir ömrü vardır fakat sistemine göre ömrü ya uzun yada kısadır bunu ancak ısı takibinde anlıya bilir macunun özeliğini bitiğini ve ona göre macunu yeniler. Örnek kemdi sistemim için söylüyorum 53 derecelerde geziniyordu cpu sıcaklığı bende macunu yeniledim şimdi aşada görürdünüz değerlerde

Anakart üzerinde kuzey chipset dediğimiz soğutucu vardır oda yeterince soğutulmalıdır mümkünse fan konulmalı çünki cpu sıcaklığını etkiliyen bir faktördür.
faydalı linkler
Overclocking nedir? Ne işe yarar?
Overclocking Hakkında Bilinmeyenler ve Riskler
AthlonXP 1700+ Overclock Çılgınlığı
AthlonXP “Barton” 2500+, 2800+ ve 3000+ İncelemeleri

F-Disk ile Harddisk Bölme Yöntemi

July 31st, 2007 | No Comments | Posted in Bilgisayar Donanımı

F-Disk İle Disk Bölümleme

Bilgisayarınızda sorunsuz çalışan bir Windows 98 versiyonu kurulu ve bu nedenle söz konusu sistemi kaybetmek istemiyorsunuz. Ancak diğer taraftan Windows Me hakkında bir çok yazı okudunuz ve en azından internet ve çoklu ortam araçlarını denemek istiyorsunuz. Güncelliğe önem veren bir bilgisayar kullanıcısıysanız, benzer bir durumla karşılaşmamanız neredeyse mümkün değildir.Yeni bir sistemi denemek için illa ki eski sistemi kaybetmek zorunda mıyız? Neden her iki sistem de tek bir sabit disk üzerinde rahatlıkla çalıştırılamasın?
Birden fazla işletim sisteminin tek bir bilgisayarda paralel olarak kurulması için her şeyden önce iyi bir planlama evresi gereklidir. Sadece varolan verilerin yedeklenmesi önemli bir rol oynamaz aynı zamanda sabit diskin kurulum ve bölünme işlemleri de hatasız şekilde yerine getirilmelidir. Bilgisayarınızda iki işletim sistemi keyfine hızlı ve kolay bir şekilde ulaşmak için neler yapmanız gerektiğini bu yazıda anlatıyoruz.
Farklı disk bölümlerinin planlanması
İlk olarak iki farklı başlangıç durumu mevcut. Ya komple bomboş ya da üzerinde bir işletim sistemi (Örneğimizde Windows 98) yüklü olan bir sabit diske sahipsiniz.
Eğer sabit diskiniz halen boşsa hemen birden fazla partisyon oluşturabilirsiniz. Windows, bu seçeneği ilk kurulum esnasında sunacaktır. Kurulum programında işletim sisteminin kullanımına ne kadar alanın sunulmasını istediğinizi belirleyebilirsiniz. Eğer buraya hiçbir şey girmezseniz Windows sabit diskte tek işletim sistemi olacağı kanısına varacaktır. Bu durumda disk üzerinde ismi “C:” olan sadece bir partisyon oluşturulacaktır
Sabit disk üzerinde halen veri bulunuyorsa bölümleme işlemi özellikle veri kaybı riski taşır. Fdisk’de örneğin disk üzerindeki tüm verilerin kaybolması için yanlış bir tuşa sadece bir kere basmanız yeterli olacaktır.
Bu nedenle ilk olarak sabit diskin bir yedeğinin alınmasını mecburi olarak tavsiye ediyoruz. Bu, disk içeriğinin bir CD-Rom veya bant sürücü üzerine kopyalanması anlamına geliyor. Herhangi bir sorunla karşılaşma ihtimali nedeniyle sabit diskinizin yedeğini almak için aşağıdaki işlemleri yerine getirmelisiniz.
Yedekleme işlemini Windows donatıları arasında yer alan Backup aracını kullanarak yerine getirebilirsiniz. Bunun için ilk olarak Başlat/Programlar/Donatılar/Sistem Araçları alt menüsünü çalıştırın ve buradaki Yedekleme öğesi üzerine tıklayın. Ekrana gelen Microsoft Backup açılış penceresi üzerindeki “Yeni bir yedekleme işi oluştur” seçeneğini işaretleyin ve Tamam düğmesine tıklayın. Yedekleme Sihirbazı penceresindeki “Bilgisayarımın yedeğini al” seçeneğini işaretledikten sonra İleri düğmesine tıklayın. Sihirbazın ikinci adımında da “Tüm seçili dosyalar” seçeneğini aktif hale getirdikten sonra bir sonraki adıma geçmek için İleri düğmesine tıklayın. Yedekleme yeri olarak CD veya mevcutsa bant sürücüyü seçin ve İleri düğmesine tıklayın. Yedekleme Şekli altındaki her iki seçeneğin işaretli olmasına dikkat edin ve İleri düğmesine tıklayarak onaylayın. Oluşturulacak Yedek için bir isim girin ve verilerin kopyalanması işlemini başlatmak için Başlat düğmesine tıklayın.
Kişisel dosyalarınız artık korunma altına alındığına göre sabit diskinizi iki parçaya ayırabilirsiniz.
Sabit diski bölümlere ayırmak
Sabit diski partisyonlara ayırmak için bölümleme yazılımı olarak da adlandırılan özel bir yazılım gereklidir. Şayet bunun için para harcamak istemiyorsanız bir DOS uygulaması olan Fdisk (Sayfa XX’deki Pratik kutusuna bakın) sizin için uygun bir araç olacaktır. Ancak maalesef bu program pek konforlu değildir ve bunun haricinde işlem sırasında sabit disk üzerinde bulunan verileri kurtarma imkanı yoktur.
Bölümleme işlemi aslında Powerquest’in Partition Magic 6.0 (Chip CD Kodu: Bölüm) aracı ile çok daha kolay bir şekilde yerine getirilebilir: Çünkü program kolay anlaşılır şekilde tasarlandığı için daha kullanışlı bir arayüze sahiptir. Ayrıca varolan verilerin üzerine de yazılmaz.
Partition Magic’i kurduktan ve çalıştırdıktan sonra Wizards menüsündeki Create New Partition seçeneği üzerine tıklayın. Daha sonra ekrana gelen pencere üzerindeki Next düğmesine tıklayın. Takip eden güvenlik sorgusuna Yes cevabını verin ve bir sonraki adıma geçmek için Next düğmesine tekrar tıklayın. Kullanılacak işletim sistemi olarak “Win 95/98” seçeneğini işaretleyin. Bu seçenek Windows Me işletim sistemi için de geçerlidir. Partisyonda kullanılacak dosya sistemi olarak “FAT 32” ve partisyon tipi olarak “Primary” öğesini seçin. Takip eden pencere üzerindeki listeden “After C:” öğesini seçin ve yeni pencere üzerinde “C:”bölümünü seçin. Oluşturulacak partisyonun büyüklüğü için 600 değerini girin ve yeni bölümü en iyisi “Windows Me” olarak adlandırın. Bir sonraki pencerede sadece Next düğmesine tıklayın. Yeni partisyonu henüz aktif olarak atama iznine sahip değilseniz. Ekrana gelen açıklamayı Ok düğmesine tıklayarak onaylayın ve ayarları son bir kez daha kontrol ettikten sonra End düğmesine tıklayın.
Bir tane sabit disk üzerinde iki ayrı bölüm bulunmasına rağmen bunlar işletim sistemleri tarafından kendi veri taşıyıcıları gibi işlem görürler. Böylece her bir partisyonu yarı sürücüler olarak düşünebilirsiniz. Bir partisyonu biçimlendirebilir, özelliklerini sorgulayabilir ve üzerine tabii ki ayrı işletim sistemi de kurabilirsiniz.
Bölümlerin aktivasyonu ve biçimlendirilmesi
Bölümleme programında biraz önce oluşturulan partisyon aktif bölüm olarak adlandırılır. Sadece bir tane partisyon aktif olabilir bunun haricindeki bölümler sistem tarafından gizlenirler. Bilgisayar sadece aktif partisyon kullanılarak açılabilir.
Şimdi Windows Me için yeni oluşturulan partisyonu aktif olarak atamalısınız. Bunun için pencerenin solunda görüntülenen yeni oluşturduğunuz partisyona tıklayın. Daha sonra Operations menüsündeki Advanced/Set Active komutunu çalıştırın. Bunun üzerine Partition Magic aktif partisyonu değiştirmek isteyip istemediğinizi soracaktır. Soruya Yes düğmesine tıklayarak cevap verin.
Eğer tüm işlemleri doğru olarak yerine getirdiyseniz Windows Me partisyonu için Status sütununda “Active” kelimesi görünüyor olmalı.

Açılış Sihirbazı: Powerquest’in BootMagic uygulaması kullanışlı bir arayüze sahip.

Sıra aktif hale gelen Windosw Me partisyonunun biçimlendirilmesine geldi. Bu işleme başlamadan önce Windows Me partisyonunun seçili olmasına dikkat edin. Aksi takdirde güvenlik önlemi olarak üzerine tıklayarak seçin. Şimdi Operations menüsündeki Format komutunu çalıştırmalısınız. Bunun sonucunda ekrana gelen Partition Type listesinden ”FAT32” öğesini seçin. Partisyon ismi olarak yeniden Windows Me girin. Yaptığınız işlemleri son olarak OK düğmesine tıklayarak onaylayın. Şayet herhangi bir yerde hata yaptıysanız maalesef verileriniz geri getirilemeyecek şekilde silindi. Daha önceden üzerinde Windows 98 kurulu olan gizli partisyon ise tabii ki biçimlendirilmemelidir.

İkinci işletim sistemi kurulumu
Dikkat! Bilgisayarı yeniden başlatmadan önce güvenlik için bir Windows 98 açılış disketi oluşturmalısınız. Bunun için masaüstündeki Bilgisayarım ve Denetim Masası klasörü içerisindeki Program Ekle/Kaldır simgesine iki kere tıklayın. Bunun sonucunda ekrana gelen iletişim penceresi üzerindeki Başlangıç Disketi kartını üzerine tıklayarak aktif hale getirin.

Sürücüye boş bir disket yerleştirin ve Disket Oluştur düğmesine tıklayın. Başlangıç disketi oluşturulana kadar bekleyin ve daha sonra en iyisi disketi sürücüden hiç çıkartmayın. Çünkü daha sonra ihtiyacınız olacak.
Şimdi bilgisayarı kapatın ve yeniden çalıştırın. Şu an aktif olan partisyon halen boş olduğu için Windows 98 alıştığınız şekilde açılmayacaktır. Sistem disket sürücü ile açılırken ekrana gelen menüdeki ”CD-Rom desteği ile başlat” seçeneğini işaretleyin. Bu sayede CD-Rom sürücüye açılış esnasında kendiliğinden bir harf atanacaktır. Bu harfe dikkat edin ve disket sürücünün işi bitene kadar bekleyin. Artık Windows Me CD’sini sürücüye yerleştirebilirsiniz. Eğer CD sürücüye isim olarak “E:” harfi atandıysa MS-DOS komut satırında “E:\Kur” komutunu çalıştırın.
Yukarıdaki işlemler sonucunda Windows Me kurulum programı çalışacaktır. Ekrana gelen bilgileri takip edin ve Windows Me kitapçığında değinilen önemli noktalara dikkat edin.

F-Disk İle Disk Bölümleme II

Bilgisayar açılış menüsünu Boot Magic ile oluşturmak
Windows Me’nin kurulum programı sona erdiğinde bilgisayarı yeniden başlatmanız istenir. Bu talimatı yerine getirin ve Windows Me’nin kullanıcı arayüzü ekrana gelene kadar bekleyin.
Gelecekte istediğiniz zaman her iki işletim sistemine de erişebilmek için şimdi sabit diskinize bir açılış yöneticisi (Boot Manager) kurmalısınız. Eğer bu tür bir araca sahip değilseniz XX. sayfadaki Boot Manager kutusuna göz atabilirsiniz.
Burada örnek olarak Boot Magic 6.0’ı kullanacağız. Diğer programların kullanım şekilleri ise çok az farklılık gösterir.
İlk olarak Boot Magic’i kurun ve çalıştırın. Ekrana gelen pencerede “Win9x or MSDOS” isminde iki öğe bulunur. Aşağıdaki öğenin üzerine iki kere tıklayın ve ismini “Windows Me” olarak değiştirin. Yaptığınız isim değişikliğini Ok düğmesine tıklayarak onaylayın. Sol alt köşede bulunan BootMagic Enabled kutucuğuna tıklayın. Kutu içerisindeki işaret kesinlikle görülmelidir. Yaptığınız değişiklikleri kaydetmek ve kapatmak için Save/Exit düğmesine tıklayın. Açılış menüsünü çalıştırmak için bilgisayarı yeniden başlatın. Eğer açılış menüsü ekrana gelirse istediğiniz öğe üzerine farenin sol düğmesi ile tıklayarak Windows 98 ve Windows Me arasında karar verin.
Tabii ki aynı anda sadece bir işletim sistemi aktif olabilir. Windos 98 ve Me’yi aynı anda çalıştırmak mümkün değildir.

Partisyon Sihirbazı: Partition Magic disk üzerindeki her bir partisyonu Windows gezginine benzer bir pencerede görüntülüyor.

Master Boot Record nedir? Boot için önemi nedir?
Eğer Windows 2000, Linux veya OS/2 gibi başka işletim sistemleri de kurmak isterseniz Boot Manager alırken Master Boot Record olarak adlandırılan bir fonksiyon sunmasına dikkat etmelisiniz. Genellikle MBR olarak adlandırılan bu fonksiyona sahip açılış yöneticileri sabit diskin “0” izine yazabilirler. Bu iz sadece sistemin Boot’u yani açılışı esnasında kullanılır.
MBR fonksiyonuna sahip açılış yöneticileri sabit disk üzerinde kendilerine bir partisyon oluşturmazlar. Eğer bu tür bir program kullanıyorsanız sabit diskinize başka bir işletim sistemi daha kurabilirsiniz.
Bu durumda MBR fonksiyonuna sahip bir açılış yöneticisi edinmenizi tavsiye ediyoruz. Bu fonksiyona sahip olan veya olmayan bir program satın almanız ücret olarak fark etmeyecektir. Eğer ek veri taşıyıcılar olarak kullanacaksanız bir partisyon çok olması her durumda az olmasından iyidir.

Farklı işetim sistemleriyle ortaya çıkabilecek sorunlar
Eğer Linux veya OS/2 gibi farklı bir işletim sistemi kurarsanız dosya sistemi ile ilgili sorunlar yaşayabilirsiniz. Bu işletim sistemleri sabit diski genellikle farklı bir şekilde kullanırlar. Bu durumda bir partisyonun örneğin her iki sistem tarafından ortak saklama alanı olarak kullanılması her zaman mümkün olmayabilir.

Microsoft ailesine ait ürünler genellikle uzun dosya isimlerine ve sisteme 32 Bit’lik erişime izin veren FAT 32 dosya sistemini kullanırlar. Buradaki tek istisna dosya sistemi olarak NTFS kullanan NT ve 2000 işletim sistemleridir.
Eğer FAT 32 haricinde dosya sistemi kullanan bir işletim sistemi yükleyecek olursanız Windows 98 disk dizinini okuyamayacağı için bu partisyona erişemez. Tabii ki Windows 98 ve Me arasında dosya alışverişi sorunsuz bir şekilde yerine getirilebilir.

DOS Aracını Kullanarak Sabit Disk Bölümleme
Sabit diskini mümkün olan en düşük ücrete bölümlemek isteyenler için en iyi seçenek bir DOS uygulaması olan FDISK’dir. Ancak bu programı kullanmak için önce sabit diskiniz üzerinde bulunan tüm verileri bir CD-Rom veya bant sürücü üzerine kesinlikle yedeklemelisiniz. Fdisk varolan verileri uyarmadan siler. Eğer bilgisayarınızda herhangi bir işletim sistemi yüklü değilse Fdisk’i düşünmeden kullanabilirsiniz. Bilgisayarınızda kurulu bir Windows sistemi mevcutsa verileriniz kaybolabilir.

1. Fdisk’in çalıştırılması: Bilgisayarı bir disket yardımıyla MS-Dos modunda çalıştırın. DOS komut satırına “fdisk” komutunu girin. Bu esnada “C:\” dizininde bulunmalısınız.

2. Sabit diskin denetlenmesi: Fdisk şimdi diskin saklama kapasitesini kontrol eder. 512 Megabyte’yan büyük disklerin gelişmiş destek isteyip istemediğiniz sorusuna “E” tuşuna basarak cevap verin.

3. Ana Menü ekranı: Şimdi Fdisk’in ana menüsü ekrana gelir. Burada, bir alt menüye ulaşmak bir numaralı menü öğesini, “DOS bölümü veya mantıksal DOS Sürücüsü oluştur” seçin.

4. Partisyon oluşturulması: Alt menü ekrana gelir. İkinci sırada yer alan “Uzatılmış DOS Bölümü Oluştur” öğesini seçin. Eğer diskinizde herhangi bir Windows kurulumu mevcut değilse bir numaralı öğeyi seçmelisiniz.

5. Mantıksal DOS sürücüsü oluşturmak: Şimdi yeni partisyona bir sürücü ismi atamak için alt menüdeki üçüncü sırada yer alan “Uzatılmış DOS Bölümünde Mantıksal DOS Sürücüsü Oluştur” öğesini seçin.

6. Partisyonun etkinleştirilmesi: [Esc] tuşuna basarak Fdisk ana menüsüne geri dönün ve ikinci sırada yer alan “Etkin bölümü ata” öğesini seçin. Yeni partisyonu etkinleştirin ve yeni işletim sistemini yükleyin.

MaDe By Nacres

Ses Kartı, Ethernet Kartı, SCSI Ara Birimi ve Joistik Nedir? Kurulum ve Montajları

July 31st, 2007 | No Comments | Posted in Bilgisayar Donanımı

ETHERNET KARTLARI

Ethemet kartları network sistemlerinde kullanılan bilgisayarlar (terminaller ve ana bilgisayarlar) arasındaki iletişimi sağlayan devrelerdir. Ethernet kartlar 8, 16 ve 32 bit’lik olabilmektedir.

11.1.1 BÖLÜMLERİ

şekilde de göriildüğü gibi, ethemet kartları çeşitli bölümlerden oluşmaktadır. Bu bölümler aşağıda açıklanmaktadır.

UTP (Unshielded Twisted Pair) Port

Bir kablo bağlantı çeşididir.

Bu kablo yardımıyla yapılan, bilgisayarlar arası bağlantı Ana bilgisayara bağlı dağıtıcı aygıtlar (multiplexer) yardımıyla terminallere dağıtılır.

Led Indicators

Bu ışıklar(led) yardımıyla giden-gelen veriler /çakışma /kablo kopukluğu gibi durumlar gözlenir.

Socket For Optional BootROM

Sistemin ethernet kart üzerine takılan bir ROM devre yardımıyla açmasını (ana bilgisayara bağlanması) sağlayan BootROM’ un takıldığı yuva.

BNC Port

BNC yaygın olarak kullanılan bir bağlantı çeşididir. Kısa mesafelerde kullanılır ve ucuzdur.

Çeşitli bilgisayarların aynı hat üzerinden seri olarak bağlanmasını sağlar.

Jumper ayarları

Ethernet kartlar üzerinde çeşitli jumper ayarları bulunmaktadır. Bu jumper ayarları ; BootROM seçimi, kablo mesafesi, IRQ, I/O base adress v.b ayarlamalar içindir. Bazı ethernet kartlarda jumper bulunmamaktadır. Yapılacak ayarlamalar, kartla birlikte gelen bir setup yazılımı yardımıyla yapılır.

11.1.2 ETHERNET KARTLARININ MONTAJI

Ethernet kartının montajı, herhangi bir kartm montajı kadar kolaydır.

1. ADIM: Jumper ayarlarmın yapılması.

Eğer ethernet kartınız Jumper’li ise bazı jumper ayarları yapmanız gerekebilir. Jumper seti gerektiren durumlar;

1- Ethernet kartı takılan terminalin Sabit disk’ten, ya da disketten değil de BootROM’dan açılı, yapması istenebilir. Bunun için, ethemet kartınıza uygun (genelde NE2000′dir) bir BootROM takarak, üzerindeki jumperları BootROM olarak ayarlamalısınız.

2- Sisteminizde dahili modem benzeri bir aygıt varsa, ethernet kartın IRQ(kesme) ve I/O BASE adreslerini ayarlamanız gerekecek.

3- Bazı echernet kartları üzerinde kablo mesafesini ayarlamak için bir jumper bulunabilir. Bu jumper yardımı ile kablo mesafesi ayarlanır.

2. ADIM: Uygun yuva belirlendikten sonra, kartın takılması. Ethernet kartınızı 8, 16 ya da 32 bitlik olmasına göre bir yuva belirleyip takınız.

3. ADIM: Vidaların takılması.

Kartınız yuvaya tam olarak oturttuktan sonra vidasını takıp sağlamlaştırın. Daha sonra kasa kapağını kapatabilirsiniz.

11.2 SCSI ARABİRİMİ

SCSI (Small Computer System Interface), bir disk arabiriminin ötesinde çok çeşitli çevre biriınlerini denetleyen bir aygıt yöneticisidir. SCSI, kendi üzerindeki BIOS yardımı ile bilgisayarın BIOS’undan bağımsız olarak çeşitli çevre birimlerini yönetmektedir. SCSI, CD-ROM, Sabit Disk, Disket Sürücü, Teyp Yedekleme Birimi gibi ard arda bağlanmış 7 adet aygıtı denetleyebilir.

11.2.1 SCSI ARABİRİMİNİN MONTAJI

SCSI arabiriminin montajı, diğer arabirimlere göre daha zordur.

1. ADIM:

SCSI arabiriminin kaç bitlik olduğuna göre (8,16 ya da 32), onu takacağınız genişleme yuvasını belirleyiniz. Ancak 8 bitlik kartlar anık pek kullanılmamaktadır. Büyük olasılıkla 16 bitlik bir kart olacaktır. Bu kartı 16 bitlik bir genişleme yuvasına takınız.

2. ADIM:

SCSI karta bağlayacağınız birimlerin her birine, “ID number” olarak adlandırılan ve 0′dan 7′ye kadar değer alabilen sayılar atanmaktadır. SCSI arabirimi, standart olarak 7 değeri ile gelir. Diğer taraftan, SCSI arabirimine bağlanan birimler ise, 0 veya 1 atanmış olarak bulunmaktadır. Bu numaraları SCSI kartı üzerindeki jumper’ları kullanarak değiştirebilirsiniz.

3. ADIM:

Kart ile birlikte gelen ve SCSI birimleri ile iletişimi sağlayacak olan kabloları karta takın.

4. ADIM:

Eğer SCSI arabirimini disket sürücü için de kullanacaksanız, ya disket sürücü kontrol kartını iptal ederek SCSI üzerindekini (Floppy Disk Connector) kullanacaksınız, ya da eski kontrol kartınızı kullanmaya devam edeceksiniz. SCSI üzerindeki sürücüyü jumperlardan kapatın.

5. ADIM:

SCSI arabirimine taktığınız kabloları, ilgili birimlere bağlayın.

6. ADIM:

SCSI arabirimleri genellikle 0 numaralı aygıttan boot (açılış) etmenize izin verirler. Bu yüzden açılış yapacak aygıtı 0 olarak numaralandırın. Sonraki aygıtları da 1′den itibaren numaralandırın.

7. ADIM:

Son olarak, son SCSI biriminizdeki “Terminating Resistors / Sonlandırma Direnci” olarak adlandırılan ve başka SCSI biriminin olmadığını ifade eden jumper’ı kapatınız.

Her SCSI biriminin arkasında bir SCSI çıkışı bulunmaktadır. Bu çıkış yardımıyla, harici aygıtların bağlanması sağlanmaktadır. (External SCSI Connector). Örneğin, harici CD-ROM sürücü.

SCSI arabiriminin yukarıda anlatılan montajı sırasında, elinizdeki kartla ilgili ayrıntılar için kullanım kılavuzundan mutlaka yararlanın. Çünkü, her SCSI birimi, üreticisine göre çeşitli farklılıklar içermektedir.

SES KARTLARI ve JOYSTICK

12.1 SES KARTLARI

Ses kartları, PC’lerde bir zamanların beeP sesinin ötesinde, olağanüstü sesler sunabilen kartlardır. PC hoparlöründen çıkan basit sistem sesleri de ses kartları yardımıyla yükseltilebilir. Ses kartlarının harici hoparlörleri bulunmaktadır

Ses kartları, genel olarak 8 ve 16 bitlik olabilmektedir. Bunlara Sound Blaster ve Sound Blaster16 örnek verilebilir. 32 bitlik ses kartları da bulunmaktadır.

Her alanda olduğu gibi bu alanda da çeşitli standartlar vardır. Ses kartınız Sound Blaster ise hiçbir uyum problemi çıkarmadan kullanılabilir. Hemen hemen tüm bilgisayar programları Sound Blaster’ı desteklemektedir. Sound Blaster’dan sonra gelen ses kartı standardı ise Adlib’dir.

Bu ikisinin dışında. D/A, Covox Speech Thing. Disney Sound Source ve Roland gibi çeşitli ses kartı standartları da vardır.

Ses kartları, PC’lerin birkaç ses çıktısı verebilen özel ses birimleri haline gelmiştir. Ayrıca bir mikrofon yada bir müzik aygıtından girilecek sesler bilgisayar üzerine işlenebilir. Çıkış güçleri ortalama 3-5 Watt arasındadır.

Gelişmiş ses kartları yardımı ile bilgisayara sesle kumanda etme olanağı da ortaya çıkmaktadır. Sound Blaster16 Pro ile gelen bir yazılım yardımı ile windows ortamında tüm komutlar sesli olarak verilebilir. Ancak bir sesin tanımlanması hiçte kolay değildir. Örneğin bir komutun, komutu veren kişinin çok farklı şekillerde o komutu tekrar etmesi gerekmektedir. Ancak gelişmekte olan teknoloji bu sorunları aşarak, bilgisayarların sesli kontrol edileceği günleri müjdelemektedir.

Ses kartları, gelişen oyunlar ve windows’un sunduğu olanaklar ile birlikte bir PC için vazgeçilmez olmaktadır. Ses kartları ile birlikte video / grafik uygulamalarının gelişmesi ile multimedia kavramı doğmuştur.

Multimedia, (çoklu ortam) metin, ses, grafik ve video’nun bir arada kullanılmasıdır. Multimedia, yakın vadede bir PC için vazgeçilmez bir standart halini almaktadır.

12.1.1 SES KARTLARININ MONTAJI

Diğer tüm kartlarda olduğu gibi, ses kartlarında da öncelikle kaç bitlik olduğuna dikkat etmek gerekir.

1. ADIM:

Ses kartınız 8 bitlik bir kart ise, 8 bitlik bir genişleme yuvası 16 bitlik bir kart ise 16 bitlik bir genişleme yuvasına ihtiyacınız olacaktır.

2. ADIM:

Kartı hangi yuvaya takacağınızı belirledikten sonra, bu işlemi dikkatlice gerçekleştirin.

Eğer sisteminizde standart I/O kartı dışında bir kart (tarayıcı arabirimi, tele sekreter kartı vb.) bulunmuyorsa, herhangi bir jumper ayarlamasına gerek kalmadan ses kartınızı kolayca sisteme adapte edebilirsiniz.

Çoğu ses kartı, PC_SPK olarak adlandırılan bir girişe sahiptir. Bu giriş, bilgisayar hoparlörüne gelen seslerin, ses kartı aracılığıyla hoparlörlerden çıkmasını sağlar.

3. ADIM:

Önce ses kartının kılavuzuna bakarak, ses kartındaki girişi tespit edin.

4. ADIM:

Anakart üzerinde bulunan speaker çıkışını, ses kartındaki ilgili yere bağlayın.

5. ADIM:

Ses kartlarının çoğunda bir joystick (oyun çubuğu) bağlantısı bulunmaktadır. Eğer bilgisayardaki başka kartlarda da joystick bağlantısı varsa, bu iki bağlantı büyük olasılıkla çakışacaktır. Bu çakışmayı engellemek için, ses kartı üzerinden bir jumper ayarlaması gerekir.

Ses kartının kullanım kılavuzunu inceleyerek bu ayarları yapın.

6. ADIM:

Bu ayarlamalardan sonra, ses kartına, üzerinde yazan ya da kılavuzunda gösterilen yere hoparlörleri takın.

7. ADIM:

Son olarak ta ses kartınızla birlikte gelen yazılımları sisteme yükleyin.

Kaliteli birçok ses kartında, kartın doğru olarak kurulup kurulmadığını test eden yazılımlar vardır. Bu yazılımlardan mutlaka yararlanın.

JOYSTICK

Bilgisayardaki bazı oyunların rahat ve gerçeğe daha yakın kontrol edilmesine yarayan bir aygıttır. Oyun çubuğu olarak ta bilinir.

Bir bilgisayara iki joystick bağlanarak bir oyunu iki kişinin karşılıklı oynaması sağlanabilir.

Bilgisayara bağlanması çok kolaydır. Bir joystick bağlantısı için, I/0 kartı üzerinde bulunan game port kullanılabilir. Ayrıca birçok ses kartı üzerinde de bir game port vardır.

İki joystick bağlanması durumunda ise iki adet joystick bağlantısına olanak tanıyan 8 bitlik bir joystick arabirimi kullanılmalıdır.

Burada game port ile ilgili bir durumu belirtmek gerekmektedir. Ses kartı ve I/O kartı üzerinde aynı anda game port bulunması durumunda bir çakışma olabilir. Bu nedenle joystick sağlıklı çalışmaz. Bu sorun ses kartı ya da I/O kartı üzerindeki game port devre dışı bırakılarak çözülebilir. Bu işlem için ses kartı ve I/O kartı kullanıcı kılavuzundan yararlanın.

Ses kartları üzerindeki game port, aynı zamanda MIDI girişi olarak ta kullanılmaktadır.

12.3 MIDI

Müzik enstrümanları sayısal arabirimidir. Bilgisayar ve ses sentezcilerinin aralarında haberleşmelerini sağlayan bir protokoldür. Gidip gelen mesajlar örneklenmiş ses değil, hangi notanın çalınacağı, enstrüman sesinin ne olacağı gibi bilgilerdir. Bu mesajlar sayısal olarak iletilir.

Yazıcı nedir? Yazıcı Türleri ve Ayarları

July 31st, 2007 | 1 Comment | Posted in Bilgisayar Donanımı

TEKNOLOJİLERİNE GÖRE YAZICI TÜRLERİ

Nokta Vuruşlu Yazıcı: Genel olarak muhasebe departmanlarının ya da bol veri dökümü alan kullanıcı kitlesinin tercihidir. İğne sayısı ve kolon genişliği olmak üzere 2 temel kriteri vardır, 9 pin 80 kolon, ya da 24 pin 136 kolon gibi. Oldukça gürültülü çalışırlar.. Piyasada “Dot Matrix” adı ile satılmaktalar.

Mürekkep Püskürtmeli Yazıcı: Adı üstünde bu yazıcılar kağıt üzerine şekil çıkartabilmek için mürekkep püskürtürler. Nokta vuruşlulardaki gibi şeritleri bulunmaz, bunun yerine uygun yerlerinde püskürtme sağlayacak delikleri olan mürekkep tankları vardır. En bol seçenek sunan yazıcı türü budur. Her tür baskı amacı için kullanılabilirlerse de esas olarak ucuza renkli çıktı sağladıklarından tercih edilirler.

Lazer Yazıcılar: Bu yazıcılar kağıt üzerinde şekil oluşturabilmek için adı üstünde lazer teknolojisi kullanırlar. Toner, kağıda bir tür ısıtma tekniği ile birlikte uygulanır. Bu yazıcılarda hız yüksektir, metin kalitesi çok çok iyidir.

RENKLER

Yazıcıların pek çoğu renk tonlarını 3 temel rengi yani cyan, magenta ve sarıyı karıştırarak elde ediyorlar. Bu üçü bir araya geldiğinde siyah rengi oluşturuyor. İş bu sebepten mürekkep püskürtmeli yazıcılar bir de siyah renk kartuşu kullanmaktalar. Böylelikle 4 renk yani (Cyan, Magenta, Yellow ve K) CMYK oluşturulmuş oluyor.

MÜREKKEP PÜSKÜRTMEDE ÜSTÜN TEKNOLOJİ

1. PhotoREt Teknolojisi

Hewlett Packard’ın geliştirdiği bir teknoloji ürünüdür.Normal mürekkep püskürtme teknolojisinde genel olarak baskı çözünürlüğünü belirtmek için DPI (dots per inch) yani inç başına nokta sayısı birimi kullanılıyor. HP mühendislerinin tezine göre bu bir inç kare içerisindeki nokta sayısının fazla olması kaliteyi oluşturabilmek için tek başına yeterli bir temel oluşturmuyor. Ayrıca daha fazla işlenecek veri olduğundan sistemi yoruyor ve baskı işleminin yavaşlamasına yol açıyor. Ayrıca, sıradan kağıtlar üzerinde bu kadar mürekkebin kontrolsüz bırakılması iyi sonuç vermiyor. Ama PhotoREt teknolojisi, inç başına daha çok nokta değil, inç başına daha çok renk hedefleyen bir teknoloji ve giderek daha da gelişiyor.

2. MicroPiezo Teknolojisi

Epson Stylus yazıcılarda kullanılan bu teknoloji de, tıpkı HP’de olduğu gibi bazı sınırlamaları ortadan kaldırmak üzere tasarlanmış. Epson’a göre iyi bir baskı 4 bileşenden oluşuyor. Birincisi mürekkep damlasının boyutu, şekli ve yoğunluğu. Bunun üstesinden gelebilmek ve maksimum verim alabilmek için Epson Stylus yazıcılarda MicroPiezo teknolojisi oluşturulmuş.

3. Drop Modulation Teknolojisi

Canon’un “Drop Modulation” teknolojisi de farklı bir mürekkep püskürtme teknolojisine dayanıyor. Bu metodda noktaları oluşturan damlaların her biri farklı boyutta, yani klasik yöntemde olduğu gibi her damla aynı boyutta kullanılmıyor. Böylelikle tonlamalar da daha canlı olabiliyor. Bu teknolojiyi kullanan yazıcıların mürekkep kartuşlarında bağımsız 2 farklı ısıtıcı bulunuyor. Düşük renk derinlikleri için büyük damla, yüksek renk derinliği gerektiren bölgeler için ise ufak damlalar püskürtülüyor.

YAZICI (PRİNTER)

Bilgisayarda yer alan bilgilerin kağıda yazdırılmasını sağlayan elektronik ve mekanik parçalardan oluşmuş yan ünitedir. Piyasada birçok tür ve marka yazıcı bulunmaktadır. Karakterleri yazış şekillerine göre aşağıdaki şekilde gruplandırılabilir.

Nokta Vuruşlu (Dot Matrix)Yazıcılar: Nokta vuruşlu yazıcılar, bir satıra yazdıkları karakter sayısına göre iki gruba ayrılırlar. 80 sütunluk yazıcılar, bir satıra normalde 80 karakter yazarlar. Sıkıştırılmış olarak 132 karakter yazabilirler. 136 sütunluk yazıcılar ise bir satıra normalde 132 karakter yazarlar. Sıkıştırılmış olarak 236 karakter yazabilirler. Bu yazıcılarda, yazma kafasında yer alan iğne (pin) sayısına göre yazım kalitesi değişir. İğne sayısına göre 9 ve 24 olmak üzere iki çeşittir. Nokta vuruşlu yazıcıların hız birimi CPS (Character Per Seconds) ile ifade edilir. Hız birimi saniyede bastığı karakter sayısı ile belirtilir.Lazer Yazıcılar (Laser Printer): Nokta vuruşlu yazıcılara göre bu yazıcıların yazım kalitesi ve hızı mükemmeldir. Fotokopi makineleri gibi çalışırlar. Nokta vuruşlu yazıcılar satır satır, lazer yazıcılar ise sayfa sayfa basım yapar. Lazer yazıcılarınhız birimi PPM (Page Per Minute) ile ifade edilir. Hız birimi dakikada bastığı sayfa sayısı ile belirtilir.Mürekkep Püskürtmeli Yazıcılar (İnkjet Printer): Karakterleri mürekkep püskürterek yazarlar. Renkli ve grafik basımında diğer yazıcılara göre daha iyi olduğu söylenebilir.

10.1 Yazıcılar

Yazıcılar, bilgisayar ortamında üretilen şekil, grafik ve yazıların kağıda aktarılmasını sağlayan araçlardır

Her yazıcı, kendine özgü bir mikroişlemci ve sınırlı sayıda karakter depolamasına olanak sağlayan bir tampon bellek taşır.

Yazıcıların sınıflandırılmasında temel ölçüt, karakterlerin basımında kullanılan teknolojik farklılıktır. Bir yazıcının kalitesini belirleyen ölçütler ise, baskı hızı ve birim alandaki nokta yoğunluğudur. Renkli baskı yapabilmesi de yazıcı kalitesini belirleyen bir ölçüt haline gelmektedir.

Baskı hızı, saniyede basılan karakter sayısı ya da lazer yazıcılarda olduğu gibi, dakikadaki sayfa sayısı ile ölçülür.

Çeşitli türdeki yazıcılar bilgisayara paralel ya da seri olarak bağlanabilir. Bu bağlantıyı sağlayan arabirimler vardır. Seri bağlantı, halen bazı yazıcılarda kullanılmasına rağmen, çok yavaş olduğu için, daha hızlı olan paralel bağlantı tercih edilmektedir. Bilgisayar-yazıcı bağlantısında, veriler tek yönlü (Bilgisayardan yazıcıya) olarak iletilir. Bilgisayar ile yazıcı arasında bilgilerin yansıra kontrol işaretleri de yollanmaktadır. Bu işaretler kullanılarak, yazıcı ile bilgisayar arasında senkronizasyon ve işlem durumları hakkında bilgi alış-verişi sağlanır. Örneğin, yazıcıda kağıdın bittiği bilgisayara bildirilerek, kullanılan programın kullanıcıyı uyarması sağlanır.

Yazıcı teknolojileri, gün geçtikçe daha hızlı, daha çok renk verebilen, daha çok noktadan oluşan ve kaliteli çıkış verebilen ürünler ortaya koyabilmek için yarışmaktadır.

10.1.1 Yazıcı Çeşitleri

Yazıcılar, farklı ihtiyaçları karşılayabilecek şekil ve modellerde üretilmektedir. Bunlar, nokta vuruşlu (matris), mürekkep püskürtmeli (InkJet) ve lazer yazıcılardır.

10.1.1.1 Nokta Vuruşlu (Matris) Yazıcılar

Yazıcı türleri içinde en yaygın kullanılanıdır. İğneli yazıcı olarak da bilinir.

Nokta vuruşlu yazıcıların yazma kafası, bir matris şeklinde dizilmiş küçük iğnelerden oluşur.

Nokta vuruşlu yazıcılarda bir karakterin kağıda basılması, yazma kafası içindeki iğnelerin, bilgisayardan gelen sinyallere bağlı olarak hareket etmesi ile oluşur. İğneler, elektro-mıknatısların yardımı ile öne çıkarak, gergin duran mürekkepli bir şerit üzerinden nokta nokta vuruşlarla bir karakteri tanımlarlar. Bu şekilde şerit üzerinden kağıda karakter basılmış olur.

Bu yazıcılarda kaliteyi belirleyen faktör ise yazma kafası içindeki iğnelerin sayısıdır. 9, 18 ve 24 iğnelik yazıcılar bulunmaktadır. Bugün 9 ve 18 iğneli yazıcılar da kullanılmakla birlikte, 24 iğneli matris yazıcılar daha çok tercih edilmektedir. İğne sayısının artışı, tek bir karakteri daha fazla nokta vuruşu ile oluşturmayı, dolayısıyla birim alana daha fazla nokta sığdırabilmeyi sağlar. Bu ise, iğne sayısının artması ile kalite arasındaki paralelliği ortaya koymaktadır. 9 iğneli yazıcılarda ortalama çözünürlük, 216 x 240 dpi (dot per inch/ inç başına nokta sayısı) kadardır.

Tüm yazıcılarda olduğu gibi nokta vuruşlularda da bir tampon bellek bulunmaktadır. Nokta vuruşlular için bu bellek genel olarak 4KB ile 32KB arasındadır.

Karakter çeşitliliğinin oluşturulması, bold karakterler için, aynı alana iğnelerin çift vuruş yapması ile, italik harfler için ise, farklı bir iğneler matrisi kullanılması ile gerçekleşir. Bu nedenle matris yazıcılarda font (karakter) sayısı çok azdır.

Son yıllarda nokta vuruşlu yazıcıların renkli olanları da üretilmiştir. Yazma şeritleri birkaç renkten oluşan bu modeller, özellikle renk gerektiren grafikler için kullanılır. Genellikle kırmızı, sarı ve mavi bantlar taşıyan şerit, değişik renkler gerektiğinde, ikinci bir motor yardımı ile aşağı yukarı hareket ettirilir. Ancak bu şekilde iyi bir renk kalitesi alma olanağı yoktur. Renkli matris yazıcılar, yoğun renk kalitesi gerektirmeyen işlerde kullanılabilirler.

Nokta vuruşlu yazıcılar, normal kağıt kullanabilmelerinin yansıra, kenarlarında delikler bulunan ve “sürekli form” adı verilen özel kağıtlara da baskı yapabilmektedirler. Nokta vuruşlu yazıcılar, fatura kesmek gibi çok kopya gerektiren baskı işlemleri için idealdir.

Şerit Maskesi:

Ortasında kare şeklinde bir oyuk bulunan metal parçadır. Yazma kafasındaki iğneler, bu oyuktan geçerek şeride vurur. Bu metal yardımı ile iğnelerin şeride istenmeyen vuruşları önlenir.

Şaryo:

Yazma sırasında kağıda destek olan lastik kaplı rulodur.

Kağıt Yükleme Seçicisi:

Tek kağıt, zarf ya da sürekli form kullanımını seçen koldur.

Kafa Aralık Kolu:

Kafa ile şaryo arasındaki boşluğu ayarlayan koldur. Her adım 0.07 mm’yi kontrol eder. Bu kol, 1 ve 2 pozisyonunda normal kağıt için 3, 4, 5 ve 6 pozisyonlarında ise kalın kağıt, kopyalı kağıtlar veya zarflar için yazma kafasını ayarlar.

Traktör:

Sürekli form kullanımını sağlayan bölümdür. Sürekli form kağıdı buradaki traktör sıkıştırma kollan üzerindeki pinlere takılır.

Paralel Bağlantı Konnektörü:

Bilgisayar ile yazıcı arasındaki paralel iletişimi sağlayan giriştir.

Kontrol Paneli Üzerindeki Tuşlar ve Işıklı Göstergeler

Tüm yazıcılarda ortak olarak bulunan ve yazıcı üzerinde çeşitli ayarlamalar yapılmasını sağlayan bir kontrol paneli vardır. Nokta vuruşlu yazıcıların kontrol panelindeki ortak tuşlar şunlardır:

On line: Yazıcı açık, bilgisayara bağlı, basmak için veri almaya hazır.

Form feed: Kağıdı bir sayfa ilerletir.

Line feed: Kağıdı bir satır ilerletir.

Load park: Bu anahtar, kağıdı başlangıç noktasına yükler (tek kağıt ya da sürekli form) ya da yüklenmiş kağıdı geriye park eder (sürekli form).

Font: Bu anahtar baskı kalitesini belirler. Örneğin draft ve NLQ (Near Letter Quality) modları ile yazma hızı ve yazı kalitesi değiştirilebilir. Birçok modelde Courier, Roman, Bold PS, Sans Serif gibi yazı karakterleri bulunmaktadır.

Tear Off. Sürekli form takılı iken bu anahtar yardımıyla, baskısı bitmiş sayfayı, otomatik olarak yırtma pozisyonuna getirir.

Kontrol paneli üzerinde, yukarıda sayılan tuşların hareketlerini gösteren ışıklı göstergeler bulunmaktadır. Bu göstergeler;

On line: Yazıcı/bilgisayar bağlantısı hazırken bu gösterge yanar, aksi durumda sönük olur.

Power / Paper Out: Bu gösterge açma-kapama anahtarı açıldığında ve kağıt takılı olduğunda yanar. Kağıt yokken yanıp söner.

10.1.1.2 Mürekkep Püskürtmeli Yazıcılar

Bu yazıcılar, yazma kafaları delikler matrisinden oluşan yazıcılardır. Bu yazıcıların yazma kafasının ardında özel bir mürekkep içeren hazne bulunur. Bu hazneye kartuş adı verilir. Kartuştaki mürekkebin özelliği ise, manyetize edilebilmesidir. Bilgisayardan gelen komutlara bağlı olarak haznenin belli bölgeleri manyetize edilir. İçerdeki sıvı mürekkep, bu bölgelere denk düşen deliklerden dışarı fırlatılır. Isıtılarak fırlatılan mürekkep kabarcığı doğrudan doğruya kağıt üzerine yapışır.

Mürekkep püskürtmeli yazıcılar, yazma kafası bakımından, iğneler matrisinden oluşan nokta vuruşlu yazıcılardan temel olarak ayrılırlar. Diğer yandan nokta vuruşlu yazıcılar ile benzeşen yönleri de vardır. Bunlardan ilki özellikle mürekkep kullanma şekilleridir. Diğeri ise yazıları karakter karakter basmalarıdır.

Püskürtmeli yazıcıların nokta vuruşlulara göre en önemli avantajları da baskı kaliteleridir. Ancak yine de bir lazer yazıcı kadar iyi baskı yapamamaktadırlar. Nokta vuruşlularda olduğu gibi, karbon kağıdı ile baskı çoğaltmaya olanak vermezler.

Mürekkep püskürtmeli yazıcılarda renkli baskı da yapılabilmektedir. Temel üç renk, üst üste aynı noktaya basıldığında diğer renkler elde edilir. Bazı modeller dışında renkli ve siyah kartuşlar ayrı ayrı bulunmaktadır. Mürekkep püskürtmeli yazıcıların çözünürlüğü ise, 75 ile 300dpi arasında değişmektedir

Püskürtmeli yazıcılarda bulunan tampon bellek, l6KB ile 512KB arasındadır. Bölümleri:

Yerleşik Kağıt Besleyici:

Mürekkep püskürtmeli yazıcıların bir çok modelinde toplu olarak kağıt konulmasını sağlayan bir bölme vardır. Bu bölme 100 adet kağıt alabilmektedir.

Açma-Kapama Anahtarı:

Yazıcının açık ya da kapalı konumda olmasını sağlar.

Kontrol Paneli:

Yazıcıyı kontrol eden tüm anahtar ve durum göstergeleri burada bulunur.

Kartuş Beşiği:

Kartuşlar kullanılacakları zaman buraya takılırlar. Kullanılmadıkları zaman kurumalarını önleyen özel bir kutu içinde saklanırlar. Bazı modellerde renkli ve siyah kartuşlar için ayrı iki beşik vardır.

Çıkış tablası:

Basılmış kağıtların toplandığı yer. Kağıt Boyutu Ayarlama Kolu:

Kullanılacak olan kağıdın boyutunu ayarlamayı sağlar. Font kartuşu:

Yazıcının dahili olarak font içermesini sağlayan bir elektronik devredir. Lazer yazıcılarda da benzeri vardır.

Kontrol Paneli Üzerindeki Tuşlar Ve Işıklı Göstergeler

Quality: Baskı kalitesini ayarlar. Bu anahtarda draft (deneme) ve letter (asıl) baskı seçenekleri vardır. Draft ya da letter durumu kontrol panelindeki ışıklı göstergelerden anlaşılır.

Status: Yazıcının durumunu gösterir. Busy (kağıt yok) ve ready (kağıt takılı

- baskıya hazır) seçeneklerini içerir. Busy ve ready durumu ışıklı göstergelerden anlaşılır.

LoadlEject Paper: Kağıt takma ve çıkarmaya yarar. Nokta vuruşlu yazıcıdaki Line feed ve Form feed anahtarının işlevlerini görür.

Self Test: Yazıcı kendi kendini test eder.

Reset: Yazıcının açılıp kapanarak ilk haline gelmesini sağlar. Clean: Kartuş ucunda birikmiş tozların temizlenmesini sağlar.

Install Print Cartridge: Karakter (font) kartuşunu devreye sokar. Kartuşun yüklendiği, anahtarın yanındaki ışıklı göstergeden anlaşılır.

Font: Yazıcı üzerinde dahili olarak bulunan yazı karakterlerinin (yatay, dikey, sıkışık) seçilmesini sağlar.

10.1.1.3 LAZER YAZICILAR

Lazer yazıcılar, şu ana kadar üretilenler içinde, hızlı ve kaliteli baskı yapabilen, en iyi yazıcılardır. üretildiğinden beri masa üstü yayıncılık alanında vazgeçilmez bir araçtır. Bu yazıcılardan, matbaa kalitesinde çıkış alınabilmektedir. Özellikle aydınger ya da asetat üzerine çıkış alınabilmesi önemli bir özeliğidir. Çünkü bu yolla baskı öncesi hazırlık aşamalarının yerine getirilmesi sağlanabilmektedir.

Lazer yazıcılar, fotokopi makinelerine benzemektedir. Lazer yazıcılarda da fotokopi makinelerinde olduğu gibi toner kullanılmaktadır.

Toner tanecikleri, bilgisayardan gelen veriler yardımı ile kağıt üzerine basılır. Herbir toner taneciğinin bir noktadaki yoğunluğu çözünürlüğü ifade etmektedir. Çözünürlük, dpi (dot per inch; inç başına nokta sayısı) olarak gösterilen bir değerdir. Bugün yaygın olarak 600 dpi’lık lazer yazıcılar kullanılmaktadır.

Yazıcının hafızasında oluşturulan sayısal sayfa görünümü, lazer tabancası yardımı ile tambur üzerine aktarılır. Tamburun, lazer ışınıyla manyetize edilen bölümlerine toner yapışır. Bu şekilde, tambura değen kağıt üzerinde, istenilen karakter ve grafikler oluşur.

Lazer yazıcıların sessiz çalışmaları, kalite ve hızlarının yanında en büyük özellikleridir. Lazer yazıcıların bir dezavantajı ise, sürekli form kullanamamasıdır.

Bu yazıcıların hızı, ppm (page per minute / dakikadaki sayfa sayısı) ile ölçülür. Diğer yazıcılarda olduğu gibi lazer yazıcılar da bir mikroişlemci ve bellek taşımaktadır. Bellek 512KB ile 4MB arasında değişmektedir.

Lazer yazıcıların renkli baskı yapabilenleri de üretilmektedir.

Bölümleri

Kağıt Tablası:

Ortalama 250 kağıt alabilecek kapasitededir. Bazı yazıcılarda ikinci bir kağıt besleme tablası bulunmaktadır.

Toner Kartuşu / Toner Cartidge:

Toner tozlarının içinde bulunduğu kutudur. Bazı lazer yazıcılarda, silindir şeklindeki (drum unit) bölüm, toner kartuşu üzerinde bulunmaktadır.

Işığa Duyarlı Tambur / Drum Unit:

İşlevi, nokta vuruşlu yazıcıdaki şaryoya benzetilebilir. Toner tozu taşıyan tamburun (developer unit) yanından dönerek geçerken, tambur üzerindeki toner tozlarını, kendi üzerindeki statik elektrik yüklü alanlara alarak kağıda basar.

Toner Tozu Taşıyan Tambur / Developer Unit:

Toner kartuşundan boşalan toner tozunu, kendi üzerinde tutan bölümdür.

Lazer Tabancası:

Ürettiği lazer ışınları, basılacak karakterin noktalardan oluşan bir desenini, açıkta kalan alanlara statik elektrik yükleyerek, ışığa duyarlı döner tambur üzerine çizer.

Temizleme Yastığı / Cleaning Pad:

Kağıt üzerine yapışmış, istenmeyen toner tozlarını temizler.

Kontrol Panelindeki Göstergeler

Kağıt ışığı göstergesi:

Kağıt tablası boş olduğunda yanar. Kağıt sıkıştığında ise, yanıp söner. Hata ışığı göstergesi:

Yazıcının üst kapağının açık olduğu veya toner kartuşunun tam olarak yerine oturup oturmadığı durumda yanar.

Yazıcı durum göstergesi:

Bazı lazer yazıcıların ön panelinde LCD (Liquid Cıystal Display) gösterge bulunmaktadır. Yazıcıda oluşan hatalar ve yazıcı üzerindeki tanımlar (Örneğin, font) buradan görülmektedir.

Bazı Hata Mesajları:

Paper Empıy: Kağıt tablasında kağıt yok.

Chng Toner: Toner karnışunu değiştirin.

Toner Empıy: Toner kartuşu boşalmış.

Chng Drum: Işığa duyarlı tambur zarar görmüş, değiştirin.

Buffer Full: Belleğe aşırı yüklenme var.